·280 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Mayıs 2018 18:04 "Gurul da senin gibi düşündü anlaşılan. 'Bayram fukaranın biri, sesini çıkaramaz, çıkarırsa da bastırırız.' dedi."
Deli Haceli adında bir zalimin Kara Bayram adında bir mazlumun, fukaranın hakkını yemesiyle başlayan bu eser; Bayram'ın, annesi Irazca ile birlikte hakkını arama serüvenin konu edinmektedir.
ÖZET:
Deli Haceli ve karısı Fatma evlerinin çok nemli olmasından yakınarak tam Irazca ve ailesinin kaldığı evin önüne ev yaparlar.Bu sırada köye ziyarete gelecek kaymakamın haberi alınır..Kaymakamı ağırlamak adına çeşitli hazırlıklar tertip edilmeye başlanır.Bu iş önce Kara Bayram'ın kuzusunu çalmakla işe başlarlar.Köyün muhtarı kişisel menfaatleri için Haceli'ye destek olur ve bir gün muhtarlığa konuşmak vaadiyle çağırdığı Kara Bayram'ı birkaç adamına dövdürür.Hem kuzusundan hem de üstüne dayak yiyen oğlunu gören Irazca , intikam almak için bir gece Haceli'nin ev yapmak için kazdığı temelleri doldurur.Bayram ise ev yapımı için gerekli olan kerpiçleri parçalar.Sabah kalktığında bütün yaptıklarının yok olduğunu gören Haceli, öfkeyle o sırada hamile olan Haçça'ya taş atar ve onun düşük yapmasına sebep olur.Irazca , kaymakam köye ulaşmadan onun yolunu keser ve hakkını aramak için kaymakamdan destek ister.Kaymakam, kendisi için hazırlanan tüm tertibe ve eğlenceye katılmadan açılışı yapar ve Irazca'nın hakkının verilmesini ister, aksi halde kendisinin dava açacağını söyler.Muhtar kendisinin de suçlanacağını düşündüğü için Haceli'ye verdiği desteği keser ve Kara Bayram'a yanaşmaya çalışır. Haceli'nin bütün yaptıklarından vazgeçeceğini ve bir miktar maddi destek olacağının teminatını verir Kara Bayram ikna olsa da annesinden çekindiği için tekliflerini kabul etmez ve şehre gidip dava açacağını söyler.
Şehirde mi büyüdünüz? Köy hayatıyla ilgili fazla bir bilginiz yok mu? Yapacağınız ilk şey nedir biliyor musunuz? Fakir Baykurt okumak. Çünkü ben Fakir Baykurt kadar köylerdeki olayları, düşünceleri ve davranışları köylünün gözünden bu kadar güzel anlatabilen ve tasvir edebilen başka bir yazar görmedim. Yılanların Öcü adlı eserinde köy yaşamındaki zorluğu, yoksulluğu, çekişmeleri, haksızlıkları, çıkar ilişkilerini, yönetici kesimin adaletsizliğini ve öğrenme merakını gayet yalın, akıcı bir dille kaleme almıştır. Özellikle de köy dilini(konuşma tarzını) eserlerinde yansıtmayı çok başarılı bir şekilde gerçekleştirmiştir. Romanında köy gerçeğini, damarlarına kadar okuyucunun gözlerinin önüne seriyor. Güçlü olanın güçsüze karşı haksız olsa bile haklıymış gibi davranması, yönetici kesiminin çıkarları için köylüleri birbirine düşürmesi, haksızlığa uğrayanların hakkına aramadaki zorlukları(özellikle de bürokraside) eleştirilen konuların başında gelmektedir.
NOT: Özet kısmı bir internet sitesinden alınmıştır.
(Adam Yayınları, 8.Baskı)