Maral'ı severim fakat bu kitap... tuhaf. Öncelikle şunu söylemeliyim ki ben kitabı fiziksel olarak okumadım. Maral'ın sitesinden okudum bu yüzden nerede bittiğini bilmiyorum. Özellikle de Farah'ın tavırları beni yordu. Şimdi ise kitabın başından başlayalım. Kalenderler ve Tozlular hasımlar. Fakat sanırım düşmanlıkların sebebine kitapta yer verilmemiş. Bende fark etmemiş olabilirim. Farah çıtkırıldım bir kız. Açıkçası biraz da salak. Bir gün gurur Kalender ve Leyla Mahlaz'ın nişanına hazırlık yapmak için Kalender'erin alışveriş merkezine giderler. Neden mi Kalenderler? Çünkü Farah'ın bir kuzeni var. Seçil Tozlu. Birine yıllardır takıntılı olarak aşıkmış. Öyle ki gelen tüm talipleri reddediyormuş. Bu kişinin kim olduğunu tahmin etmek fazla zor olmamalı gerek. Her neyse, Seçil bu kitapta benim en nefret ettiğim karakter olmaya hak kazandı. Bunun nedenini ilerleyen anlarda daha iyi anlayacaksınız. Farah bu alışveriş merkezinde kendini Tozluların hizmetçisi olarak tanıtıyor zira fazla göz önünde olmaktan hoşlanmıyor. Çünkü o tipik bir wattpad kızı. Ayrıca hiç makyaj yapmıyor, açık ve dar giyinmiyor. Dar pantolon giyindiğinde normal bir tişört bile giymiyor. "Kalçasının şekli" belli olurmuş. Her pantolon giydiğinde üzerine uzun bir yün hırka giyiyor. Kalın çerçeveli gözlükleri var ve babası zengin olmasına rağmen saçını kurşun kalemle topluyor. Bunlar olabilir, ben olamaz demiyorum fakat kitapta sürekli olarak Farah'ın çok masum göründüğünü okuyoruz. Anlatılmak istenen şey tam olarak ne? Bununla birlikte aynı yazarın saka ve sanrı kitabında daha feminen bir görüntüsü olan, makyaj yapan ve daha süslü bir karakteri okuyoruz ve bu karakterde bu mafyalardan farksız. Bu kitaptaki en hoşuma gitmeyen şey bu oldu. Asıl konumuza geri dönelim. Bunlar alışveriş merkezinde Gurur ve Karun Kalenderle karşılaşıyor ve Farah kendini hizmetçi olarak tanıttığından dolayı bunlar Farah'tan yemek istiyorlar. Sanki babalarının hizmetçisi. Bu sırada da bir şerefsiz adam Farah'ı yemek sırasında taciz ediyor ve Farah gidip Gurur'a şikayet ediyor. Ve bunu yaparken de çok rezil görünüyordu. FARAH, TATLI DEĞİLSİN. Sonra ise Gurur adamı öldüresiye dövüyor ve Leyla bunu görüyor. Gurur'a kızıyor. Leyla haklı, hemde her konuda. kimse olgunlaşmamış, akıl sağlığı yerinde olmayan, insanların hayatında tehlike yaratan ve adam dövmekten zevk alan bir adama bakıcılık yapmak zorunda değil arkadaşlar. Eğer hastaysa tedavisini olsun. Bu bölümden sonra Farah ve ailesi Kalenderlerin bir davetine katılıyor. Ne daveti olduğunu hatırlamıyorum. Burada Farah ve Gurur Tekrar karşılaşıyor. Şimdi uzun bir zaman atlaması yapalım ve nişana geçelim. Farah bir hamakta tek başına otururken bir yüzük kutusu fark ediyor ve meraklı Melahat olduğu için yüzüğü deniyor. Gurur yüzüğü arıyor ve Farah'ı görüyor. Yüzüğü ondan alıyor ve yüzüğü ilk önce Leyla'nın parmağında görmek istediğinden falan bahsediyor. Fakat kader böyleymiş :) Nişandan sonra herkes evine dönüyor fakat Leyla öldürülüyor. Gurur da bunu Tozluların yaptığını düşünüyor ve onlardan bir kadın istiyor. O Seçil'i isterken Farah'ın pislik abisi Caner Farah'ı getiriyor. Ve evleniyorlar. Olaylar böyle başlıyor. Şimdi öz eleştirime geçelim. Farah'ın salak gibi davranması bir süre sonra sıktı. AYRICA KUM HAVUZU SAHNESİ BERBATTI. Farah'a sürekli "çocuk gibi" denilmesi de hoş değildi. Tamamen sağlıksız bir ilişkiyi okuduk. Bence küçük yaştaki okurlardan uzak tutulmalı ve kitapta neyin romantize edildiği biraz düşünülmeli. Uzun lafın kısası konu çok klasikti ve olduk.a klişeydi. Tipik bir wattpad kurgusuydu yani. Benim içinse tam bir fiyaskoydu. Maral oturup tam olarak ne yazdığını uzunca düşünmeli.
Buraya kadar okuduysanız çok teşekkür ederim. Yazım ve noktalama hatalarım içinse özür dilerim.
Sarkaç 1Maral Atmaca