Gönderi

SERBEST DÜŞÜŞ-kitap yorumu
4/10
·280 syf.··
2026 8. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mart 2026 23:34
Sineklerin Tanrısı eseriyle tanıdığım yazarımızın sıfır beklentiyle başladığım ama sürekli ilk 20 sayfada yarım bıraktığım bir kitabını sonunda bitirmiş bulunmaktayım. Sonunda diyorum çünkü elimde sürünen, asla iyi bir enerji almadığım ve hiç beğenmediğim bir kitap oldu ne yazık ki... konusundan kısaca bahsedersem; Yetenekli bir ressam olan Samuel ,II. Dünya Savaşı sırasında Almanya'da savaş esiri olarak tutulmaktadır. Karanlık bir odada sorgu işkencesine maruz kalır ve yavaş yavaş psikolojisi çöker; uzun geri dönüşler dizisinde, onu şu anki durumuna neyin getirdiğini ve özellikle özgürlüğünü nasıl kaybettiğini merak eder. Çok küçük bir çocukken, bir gecekondu mahallesinde yaşamasına ve babasını hiç tanımamasına rağmen mutluydu. Yerel rahip tarafından evlat edinildi ve gündüz okuluna ve ortaokula gitti; burada birbirine tamamen zıt iki ebeveyn figürü arasında kaldı: iyi kalpli fen bilgisi öğretmeni Nick Shales ve sadist din bilgisi öğretmeni Rowena Pringle. Ayrıca sınıfındaki bir kıza, Beatrice Ifor'a umutsuzca aşık oldu. Sanat okulunda öğrenciyken Beatrice'in nişanlısı ve sonunda sevgilisi olmayı başardı, ancak Beatrice onun şiddetli tutkusuna karşılık veremeyince ondan sıkıldı ve başka bir kadınla evlendi. Birkaç yıl sonra Beatrice'in iyileşmesi mümkün olmayan bir şekilde delirdiğini öğrendi. Roman, bu geri dönüşleri Sammy'nin giderek artan dehşeti ve umutsuzluğuyla dönüşümlü olarak anlatıyor. Öncelikle yazarımızın meşhur romanı sineklerin tanrısına da başlamış ancak yazarın dili nedeniyle hiçbir zaman tamamlayamamıştım. Meşhur olması nedeniyle konusuna tamamen hakim olduğum için de hiç tekrar okuma isteği duymamıştım. Esere bağlanamama durumumu konuyu tamamen bilmem olduğunu düşünüyordum ancak bu eseri de okurken zorlanmamdan dolayı aslında sorunun yazarla benim aramda olduğunu anladım. Yazarın dili hiç bana hitap etmiyor... Neden bilmiyorum ama çok ruhsuz ve soğuk bir dili var bence ve kitabı okuyasım gelmiyor. Bu eser de elimde süründü ve asla derinleşemedim okurken, hep yüzeysel anlatım hissi verdi ve çok sıkıldım. Konu ilerlemiyor, karakterler tam aktarılamıyor, ne anlatılıyor anlaşılmıyordu. Aslında sevebileceğim, psikolojik bir konusu var ve çoğu noktada başlarken stefan zweig satranç kitabı gibi olur diye düşünmüştüm ama hiç tahminim gibi olmadı. Kitap resmen okumamam için direndi. Çok zor bitirdim ve sadece bitsin diye okudum. Öncelikle Samuel karakterini asla çözemedim. Psikopat mı bu adam dediğim çok nokta oldu ama anlamakta zorlandığım için net bir yorum yapamadım kafamda. Küçükken yaşadığı şeyler zor ama çok daha zor hayatlar okuduğum oldu bu nedenle fazla etkilenmedim. Anlatılan her şey o kadar yüzeysel ve soğuktu ki asla kim ne yapıyor anlamadım (papaz mesela çocuk tacizcisi gibi geldi ama net bir ifade de yoktu veya ben okurken o kadar koptum ki anlamadım olayları...) . Samule'in Beatrice'e olan tavrı aşırı rahatsız ediciydi. Bir noktada düşünceleri beni korkuttu. Bu saplantı başka bir boyuttu bence , hiç hoş değildi. Onu öldürmekten bahsetmesi sıkça, kıskançlığı, onu eşya gibi görüp sürekli elde etmek istemesi ve else edince de sıkılıp bırakması çok iğrençti. Normalde bu tarz psikolojik senaryoları okumaya alışkınım ama bu beni nedense rahatsız etti. Özellikle de çoğu yerde Samuel'in kadın olmak istediğini belirtmesi ve kadınların kadın özelliklerini kıskanması, bu kıskançlığın saplantıyla karışık öldürme arzusuna doğru yönelişi çok değişikti. En değişik olanı da yazarın bunları sadece düşüncelerde bırakıp hiçbir şey dememiş gibi olay akışına devam etmesi ve sonuca bağlamamasıydı. Cinsiyet mi değiştirecek diye bekledim oysa ki bir noktada o derece... Yazarımızın kendi hayatından da izler barındıran bir esermiş. Tek belki de dikkat çeken yanı bu oldu benim için. Sonu asla tatmin edici değildi. Okuldaki öğretmenlerinin zıtlıklarına, saplantılı aşkına, dostluklarına, annesine... her şeye film şeridinden geçerek değinmişti ama ne beni etkiledi, ne de sonunda bir sonuca ulaştı. Şuanki benliğini oluşturan hayat basamaklarını göstermek istemiş yazarımız ama bence çok gereksizdi. Bunun gibi çok kitap okumuşum gibi hissettim ,hiç etkilenmedim. Genel anlamda yazar bende negatif bir iz bıraktı. Bunu dediğim için üzgünüm çünkü çok meşhur bir yazar ancak bir süre başka bir eserine şans vereceğimi sanmıyorum. Bu kitabı da önermem sanırım. Benim için tamamen zorla bitirilen, sıfır etki bırakan , boş bir eser oldu maalesef.
İnceleme
Serbest DüşüşWilliam Golding · İş Bankası Kültür Yayınları · 2016985 okunma
·
77 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.