Açıkçası ben bu kitabı popüler olmasaydı okumazdım fakat çoğu okur gibi bende sosyal medya yüzünden okumaya başladım. Kitap güzel denilebilirdi. Süreçler güzel aktarılmıştı ama bence biraz fazla abartıldı. Kitabın konusuna gelecek olursak bence tek bir ana karakterimiz yok. 3 tane var. Athena, Juniper ve R. F. Kuang. Athena ve Juniper iki iyi arkadaşken birden aralarında bir kıskançlık alevleniyor. Juniper Athena'dan gizlice nefret etmeye başlıyor ve delicesine kıskanıyor. Kısacası kitap entrika dolu. Gerçekten düşman başına bir arkadaş. Bir gün bu ikisi Athena'nın bir kitabının Netflix filmi veya dizisi olarak çıkmasını kutluyor. (Burayı pek hatırlamıyorum.) Ve krep yeme yarışması yapıyorlar. Athena burada boğuluyor ve june'da alık alık onu izliyor. Athena bu kısımda ölüyor ve june onun son cephe adındaki kitabının taslağını çalıyor. Tabii o buna çalmak demiyor. Eserin boşa gideceğini düşündüğü için alıyordu sanırım. Sonra ise bu eseri düzenleyip yayımlıyor ve bir süre sonra kaçınılmaz son geliyor. İnsanlar bunun çalıntı olduğu hakkında söylentiler yayıyor. Ben june'un akıl sağlığının yerinde olmadığını düşünüyorum çünkü bir süre sonra söylediği yalanlara kendi bile inanıyor. Hatta bir kısımda ben bile bu eserde Athena'dan çok june'un emeği olduğuna ikna olmuştum. Kitap bu açıdan çok güzel yazılmış. Şimdi gelelim son kısımlara; kitapta çok fazla küfür, argo vs. Vardı. Bu benim hoşuma giden bir şey değil. Böyle şeyler zaten hayatımızın her yanını sarmışken kitaplarda da yer verilmesine gerek yok bence. Bunun dışında fazla olumsuz bir yorumum yok. Sadece biraz sıkıldım ve beklentim fazla olduğu için biraz hüsrana uğradım. Sevdiğim kısımlar ise kitabın dili anlaşılırdı fakat fazla basit değildi. Sadece kitabın ilk yarısını sevmemiştim. Bence okunabilir bir kitap fakat okumayan bir şey kaybetmez. Buraya kadar okuduysanız teşekkürler.