·400 syf.····Okunma: 01 Aralık 2025 15:04 El Kızı; Bu bir hikâye değildi.
Bu, bir kadının sessizce yok edilmesiydi.
Nazan’a okurken kızdım… çünkü bu kadar iyi, bu kadar saf olunmaz dedim içimden.
Ama sonra anladım: bazı insanlar saf olduğu için değil, kalbi temiz olduğu için kaybediyor.
Kaynanasına olan öfkem tarif edilecek gibi değil…
Bir kadının başka bir kadını bu kadar ezebilmesi insanın içini acıtıyor….ama en çok acıtan şey oğlunun susması…
Bir insanın, sevdiği kadını savunacak cesareti bulamaması, ya da bulsa dahi sevdiğinin yerine başkasını koyması..
Nazan’ın gidişine herkesin alışması ama onun kalbinin yerinde masum masum beklemesi…
Nazan oğlundan koparılırken bile sevgisinden kopmuyor…
Sevgisi eksilmiyor, büyüyor… ama o sevgiyi taşıyacağı bir hayat kalmıyor elinde.
Ve anlıyorsun:
Bazen en ağır yük yoksulluk değil…
Sevilmediğin bir hayatta başkalarının çıkarı uğruna yaşamaya çalışmak.
Kısacası Orhan Kemal yine bildiğimiz gibi… öyle bağırmadan, süslemeden anlatıyor ama insanın içini darmadağın etmeyi de çok iyi biliyor.