Leonid AndreyevYahuda İskariot kitabında Hz. İsa'nın çarmıha gerilişini, ihanetini, sevmenin ve imanın neliğini anlatımda bulunmuştur. Özellikle Yahuda'nın yüz ve mimik çehresinin betimlemeleri ihanetin cisimleşmiş halini yansıtırken; Hz. İsa'nın etrafında bulunan havarilerininde hem yüz hem akıl hem nutuk bağlamında ahenkleri üzerinden bilgi verilmiştir. Lakin asıl sorulması gereken sorular; ''sevginin gücü adına kol kasları yorulmalı mıdır yoksa yorulmamalı mı? ya da insan gayret göstermediği her şeyde mucize beklemeli midir? ve birey her imtihandan geçmek için mi donatılmıştır?'' gibi sorular üzerinden Yahuda İskariot bakacak olursak; havariler sınıfta kalmış, yahuda'ysa kendi çıkar ve düşünce dünyasına göre kazançlı çıkmıştır. Çünkü ihanetini ettikten sonra Hz. İsa'nın kurtulması için etrafındakileri uyarmış ama tepkisiz kalmaları havarilerin gerçelliği hakkında okuyucuya öykü bağlamında bilgi sunmuştur.
Diğer bir açıdan kitap hem dilsel hem de anlatış olarak okuyucuyu yormamakta ve okuyucu anlatılanı anlamlandırmakta zorlanmamaktadır. Tabi bu anlamlandırmayı zorlanmamak için incil'i ya da hristiyon teolojisinin çeperlerinde yatan tarihi ve mitik ögeleri de öncelemek gerektiği unutulmamalıdır. Buradan hareketle kitap bize Hz. İsa'nın peygamberane davranış ve hasletlerini anlatmaktan ziyade bir öğretici, haham, budist vb. apoletlere sahip bir öğretmen gibi karşımızda durmaktadır. Bu da okuyucuda peygamber Hz. İsa değil kul İsa potresini bize göstermektedir.
Sonuç olarak; Leonid AndreyevYahuda İskariot eserinde okuyucuya aslında iki hikayeyi bir metinde sunmuştur. Hem peygamber hem de kul İsa; bu ikisi üzerinden baktığımızdaysa karşımıza şu soru çıkabilir. İnsan ihaneti en sevdiklerinin arasından gördüğünde hala ihanetten önceki insan mı olur yoksa ihnat insanın tüm anlayış, yaşayış ve duygusal dizaynını zedeler mi?