Birazcık HalilHasan Sever
Birazcık Halil…
Hasan Sever’in okuduğum ikinci kitabı oldu.
Bir babanın dağ olması gerekirken insanın ömründe bir yaranın kabuğu olması çok ağır bir yük. Aslında kitabımızın ana karakterinin özündeki okura verdiği hissiyat tam olarak da bu olabilir.
Bir şeylerin bağlamında düğüm hep bu noktaya götürdü beni…
Ana karakterimiz baskın bir babanın yanında büyümenin derin izlerini ömrü boyunca yaşıyor adeta. Ağır ağır ilerleyen satırlar ülkemizin 12 Eylül öncesi ve sonrasındaki döneme kapı aralarken politik sürecin zorluklarından kopan Halil’i bir bir işliyor işlemesine de okur da yaşıyor adeta…
Almanya’ya gidip bambaşka bir kültüre ve dile adapte olma sürecini duygusal ağırlığı, aidiyetin ve aidiyet arayışının sızısı, hayallerin tuzla buz oluşu, samimiyeti kelimelere bürünmüş…
Gösterişsiz ama kalbe mühürlenecek bir hikaye onun ki…
Hüzünlü, her düşüşünde yeniden kalkmanın, siyasi göçlerin sarsıntılarını, cezaevi sürecini, içten sohbetleri ile saran dostlukları, Canım memleketimin Ankara’nın sokaklarını, meydanlarını, parklarını nostaljik bir anlatım ile okumanı hazzı bir başka…
Halil bir ev aradı ömrünce… onun bu arayışında bir döneme bir hayata bir yüreğe dokunuyor insan…
Güne “Birazcık Halil” kitabı ile veda ediyorum. Birazcık kelimesinin ağır yükünü Halil isminin derinliğini siz de yaşayın lütfen…
Birazcık HalilHasan Sever · Ayrıntı Yayınları · 201517 okunma