Gönderi

Jöleli Delilik
7/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 22:48
Haydi biraz taşra romanı okuyayım diye bu kitabın başına oturursanız, elinize aldığınız an çarpılırsınız. Sadece bir hikâye anlatılmıyor burada, yüzümüze doğru soğuk, kirli ve kanlı bir et fırlatılıyor. Van’ın dondurucu soğuğunda, Van Gölü’nün kıyısında karların her şeyi yuttuğu bir ilkokul lojmanına hapsolan bir aileyi değil, koca bir insanlık enkazını ve bir delirme hâlini izliyoruz. Ebru Ojen ’in dili kibar değil. Kelimeler resmen okurun üstüne fırlattığı cam kırıkları gibi... Romanın en büyük karakteri, kitaba ismini veren: Lojman . Yazar, mekânı sadece arka plan olarak değil, karakterleri kadar okuyanını da hırpalayan, yutan vahşi bir yaratık gibi kurguluyor. Bu beton yapı, otoritenin taşradaki ruhsuz ve acımasız yüzünü temsil ediyor. Dışarıda çetin kış, içerideyse birbirine tahammülü kalmamış, aynı kanı taşıyan ama birbirine yabancılaşmış insanlar. Lojman, karakterlerin bedenlerini ve zihinlerini hapsederken, okuru da klostrofobik atmosferin içine, nefes alamayacakları bir odaya itiyor. Duvarlardan sızan soğuk, sevgisizliğin ve umutsuzluğun fiziksel bir yansıması. Kitabın en sarsan yanlarından biri de, "jölemsi" atmosfer. Bu metaforu o kadar yoğun bir şekilde kullanıyor ki bir süre sonra rahatsız edici bir hâl almaya başlıyor. Zaman akmıyor, bir jöle kalıbı gibi donup kalmış sanki. Karakterleri de çabaladıkça vıcık vıcık, pis bir tabakanın içine daha çok batıyorlar. Sürekli akan süt, kan, ter ve sidik birleşip metni yapış yapış bir hâle getiriyor. Bu jöle hâli sadece bedensel bir tiksinti değil, hareket edememenin, lojmandan ve oradaki hayattan asla çıkamayacak olmanın yarattığı ağır bir klostrofobi. Kitabı bitirdiğimde kendimi de yapış yapış kirli hissettim, şu soğukta camı pencereyi açıp evi havalandırdım. Hiç tekin bir metin değil! Selma karakterinde çatışmalar başlıyor. Okuyanlar daha çok "Böyle anne mi olur, bu ne biçim kadın?" diye isyan ediyor. Ama olay tam olarak bu! Ojen, bildiğimiz kutsal, "yemeyip yediren", fedakâr anne figürünü alıp çöpe atıyor. Selma, üçüncü çocuğunu lojmanın odasında, dondurucu soğukta ve pisliğin içinde tek başına doğururken dünyaya bir mucize getirmiyor. Omuzlarına binen yeni bir yükü, bitmek bilmeyen bir azabı karşılıyor. Selma bence kesinlikle bipolar bir kadın. Gelgitleri, öfkeleri ve umursamazlıkları bulunduğu hâline de bir isyan niteliğinde... Yazar, çürümenin kokusunu metne öyle bir yedirmiş ki, aşırı rahatsızlık duyuyorsunuz. Selma’nın çocuklarına duyduğu mesafe, kendi varoluşunu geri kazanmaya çalışmasının bir yansıması sanki fakat oldukça acınası. Çocuklar (Görkem, Murat ve isimsiz bebek) derseniz, onlar da masum kurbanlar değil. Sevgisizliğin ve şiddetin bir miras gibi nasıl devredildiğini gösteriyor yazar. Evin içindeki vahşi ortam, çocukları erkenden hayatta kalma güdüsüyle hareket eden canavarlara dönüştürüyor. Onların dünyasında oyun yok, merhamet yok, sadece hayatta kalmak ve belki de bir ihtimal bu cehennemden kaçmak var. Eleştirilerde çocukların durumuna duyulan öfke ve şok, aslında toplumun kendi ihmalkârlığıyla ve yarattığı canavarlarla yüzleşmesidir. Lojman, bir evin nasıl hapishane olabileceğini gösteriyor. Eğer siz "benim konfor alanım batsın, ben gerçeğin en çıplak, en kokan hâlini görmek istiyorum" derseniz, ben karışmam. O zaman bu kitap sizin için biçilmiş kaftan. Ama şimdiden uyarayım, kitabı bitirip camı açtığınızda, dışarıdaki temiz hava bile size lojmanın kokusuyla, çürümenin gölgesiyle gelecekmiş gibi hissedeceksiniz. Bu arada bu kitap bana bir Abdullah Ataşçı tavsiyesidir. Ve canım kızlarım Noralya Sukran Kvrk 'le okuduk.
LojmanEbru Ojen · Everest Yayınları · 2020183 okunma
··
350 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çarpıcı , ürkütücü , düşündürücü ,sorgulayıcı vs vs uzar gider bu kitap ile alakalı yorumum . Fakat uzatmıyorum çünkü incelemen çok tadında ve açıklayıcı olmuş . Kalemine sağlık 🍀 Birlikte okuyacağımız nice kitaplara 🌿 sevgiyle ….
Kübra Öznur ÇELİK
Gönderi Sahibi
Nice nicelerine...ε(´。•᎑•`)っ 💕
Sarsıcı konusuyla, sert ve merhametten yoksun diliyle sevdiğim bir kitap oldu benim için, birlikte okumak da en keyifli yanıydı. İncelemen de çok güzel ifade etmiş kitabı, eline sağlık 🌸🌸
Kübra Öznur ÇELİK
Gönderi Sahibi
Nicelerine beraber 🍷🦋