Puan vermedi·240 syf.··
2026 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 00:00
Kitabı okurken kendimi sürekli bir sisin içindeymiş gibi hissettim. Hikaye, Londra’da yaşayan, son derece kibar, piyano çalan, işinde gücünde Karl Braun isminde bir piyano akortçusunu anlatıyor. İlk bakışta her şey ne kadar da huzurlu, değil mi? Ama sayfaları çevirdikçe bu huzurun aslında pamuk ipliğine bağlı olduğunu anlıyorsunuz. Çünkü Braun’un sırtında, geçmişinden gelen devasa bir kambur var: O, kimliğini gizleyen eski bir Nazi doktoru. Pressburger burada çok tehlikeli ve bir o kadar da ustaca bir oyun oynuyor okurla. Braun’un günlük telaşlarını, korkularını, yakalanma endişesini o kadar "insani" bir yerden anlatıyor ki, bir noktada kendinizi bu adamın yakalanmamasını dilerken bulabiliyorsunuz. Sonra aniden kendinize gelip, "Bir dakika, ben şu an kime acıyorum?" diye sarsılıyorsunuz. Kitabın asıl başarısı da burada; sizi vicdanınızla baş başa bırakıyor. Bu kitapta sokaklarda geçen büyük aksiyon sahneleri yok. Asıl kovalamaca Karl Braun’un beyninin içinde yaşanıyor. Geçmişi, bir gölge gibi her köşeden karşısına çıkıyor. Bir bakış, bir soru ya da radyoda çalan bir müzik bile onun sahte dünyasında devasa çatlaklar açmaya yetiyor. Yazara hayran kalmamak elde değil; o gerilimi yüksek perdeden bağıra çağıra değil, fısıldayarak vermeyi tercih etmiş. ​Sonuç Olarak ​Cam İnciler, kötülüğün her zaman "canavar" kılığında dolaşmadığını, bazen yan komşunuz kadar nazik ve sıradan olabileceğini yüzümüze çarpıyor.
Cam İncilerEmeric Pressburger · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023393 okunma
·
20 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.