Herkese merhaba :)
Eğer beni tiktokta da desteklemek isterseniz hesabım : @bookswithemir
Öncelikle kitaba gerçekten çok güzel bir beklenti ile başlıyordum; Bir kadının iğrenç zorba bir eşe rağmen kendi ayakları üstünde durmasını, kendi benliğini zamanla tekrar elde edişini okuyacağız sanıyordum.
Ama maalesef ki tam anlamıyla böyle değilmiş evet yine konumuz bu fakat ana karakterimiz kendi ayakları üstünde durmayı, aşçı olmayı bir zamanlar hayal eden kadın karakterimizin oğlu olan Êdouard'ın gözünden okuyoruz.
Başlarda beklentimi karşılayacak gibi oldu fakat sonrasında kitaptan soğudum.
Çünkü benim için biz kitapta Monique'nin (êdouard'ın annesi) öyle iğrenç eşlere sahip olmasına rağmen 5 çocuk yetiştirirken bir yandan da kendi benliğini kazanmaya çalışmasını kendi gözünden değil Monique'nin çocuğu olan Êdouard'ın gözünden tamamiyle haksız bir bakış açısıyla okuduğumuzu düşünüyorum.
Bunun en büyük nedeni de liseye geçtiğinde normalde cinsel yöneliminden ve maalesef ki uğradığı zorbalıklardan dolayı annesinin okula gelmemesini isteyen Êdouard bu sefer de tamamiyle annesini hor gördüğünden dolayı gelmesini istemiyor, annesinden utanıyor.
Ve açıkçası bu beni inanılmaz rahatsız etti. Çünkü yani Monique açısından düşündüğümde kahroldum, yıllarımı vereceğim öyle iğrenç bir eşle, iğrenç bir dönemde güç bela 5 çocuk yetiştireceğim ve bu çocuk benden utanacak... O kadar kalp kırıcı ki.
Evet bu anne-çocuk bağının gelişmemesinin en büyük nedenlerinden birisi Monique'nin çocuğunun uğradığı zorbalıklardan haberi olmaması ve çocuğuna bu konuda yardım etmemesi (sayfa 71de aslında bunun yarasının hâlâ devam ettiğinin ipuçlarını görüyoruz.) AMA şu da bir gerçek çi Monique yalnızca bir anne ve her şeyden maalesef ki haberi olamaz Êdouard kendi kendini aslında annesine, ailesine karşı da ötekileştirdi.
Onu da anlıyorum öyle bir dönemde -ki günümüzde de devam ediyor- toplum seni ayrıştırmak istediğine en yakınlarına bile gönül rahatlığıyla açılıp konuşamıyorsun ama bunun sorumlusunu annesi olarak seçip bu şekilde yaklaşması hiç hoşuma gitmedi.
Keşke bazı şeyleri değiştirebilsek keşke ortaokul döneminde annesiyle konuşabilseydi keşke annesi ona daha fazla destek olsaydı VE KEŞKE ÊDOUARD ANNESİNDEN SIRF KÖYLÜ DİYE UTANMASAYDI.
Ve keşke Monique o dönemdeki ataerkil düzene rağmen kendi hikayesini anlatsaydı ve biz onun çocuğundan değil direkt ondan okuyabilseydik.
SPOILER
Eminim ki annesi her şeye rağmen o adama tekmeyi basıp kendi ayakları üstünde dimdik durmaya başlamasaydı, Êdouard ondan utanmaya devam edecekti.
Benim için bilmiyorum Êdouard yani o kadar şu an haksız bir konumdaki anlamaya çalışmakta bile maalesef zorlandığım bir andayım.