Bu şekilde kendini dindar diye tanımlarken içinden bir damar onun öyle olmadığını fısıldardı. Bakışlarında sürekli görünen kederin sebebi buydu.
DirilişLev Tolstoy
Gerçekten samimi miyiz? Bu beni bir kaç kere düşündürdü? Şu yazı var ya.. şu.
Cümle aslında bir çok toplum ve insanların psikoloji ve yaşantısını yansıtmaktadır.
Gerçekten dinimizi seviyor muyuz?
Ya Cehennem korkusu mu mesele..?
Yahut insanlar nasıl bende öyle gözükeyim..
Yoksa sevdiğimiz için mi? Ya ne için?
Sevmiş olsak Allah'ı samimi olarak.. sadece "inanıyorum" diye bitirir miydik meseleyi? Cümleyi böyle noktalar mıydık? Yoksa kavuşmayı diler ve yaşamak istemez miydik?
Çünkü biz insanlar birini severken ona karşı özlem duyar, ona sarılmayı diler, kavuşmayı ister, ona benzemeye çalışırız..
Acaba Allah'a sadece "inanıyor" muyuz yoksa kavuşmayı da mı diliyoruz?