·144 syf.····Okunma: 10 Eylül 2022 00:00 Çarlık Rusyası'nın uçsuz bucaksız bozkırlarında, küçük bir çocuğun gözünden yapılan bir yolculuğu anlatan, Çehov'un doğa betimlemeleri ve insan manzaralarıyla dolu erken dönem uzun öyküsüdür. Doğanın haşmetli, kayıtsız ve bazen de acımasız varlığı karşısında, Rus köylüsünün ve tüccarının yoksulluğu, kaderciliği ve çaresizliği ustalıkla resmedilir. Toplumsal bir eleştiriyi doğrudan yapmak yerine, o durağan ve hareketsiz bozkır metaforu üzerinden, aslında çürümekte olan Rusya'nın ruh halini yansıtır. Devrim öncesi Rus taşrasının o boğucu atmosferini hissetmek için edebiyatın en estetik tanıklıklarından biridir.