·272 syf.····Okunma: 26 Ağustos 2022 00:00 Bulgar edebiyatının önemli isimlerinden Gospodinov'un, Minotauros mitiyle Soğuk Savaş sonrası Bulgaristan'ının kimlik krizlerini ve terk edilmişliğini harmanladığı, post-modern edebiyatın güçlü bir örneğidir. Labirent metaforu üzerinden, geçmişin anıları ile bugünün anlamsızlığı arasında sıkışan, aidiyetini yitirmiş geçiş dönemi toplumunun hüznünü anlatır. Edebi açıdan çok başarılı olsa da, sosyalizmin çöküşünü sadece bir "terk edilmişlik" melankolisine indirgeyen ve çıkışı yine bireysel hafızada arayan bir metindir. Dünyayı değiştirme iradesi kırılmış bir dönemin, son derece estetik ama umutsuz çığlığıdır.