·251 syf.····Okunma: 27 Şubat 2026 08:00 “Belki de öyle yoğun bir okuma yapıyordu ki, romanın özünü daha baştan içine çekiyordu; geriye bir şey kalmıyordu. Bu yazarken başıma gelen bir durumdu: Bir süredir yazmaya başladığım romanlar sanki söyleyecek her şeyi tüketmişim gibi yarıda kalıveriyordu.”
Burada tarif edilmiş olan yarıda kalmışlığın tezahürü, aslında bu kitabın tamamı. Başlayan her hikayenin bir şekilde yarım kaldığı ve okur olarak izini sürdükçe yeni ve bitmeyen hikayelerle karşılaştığımız oldukça ilginç bir kitap bu. Calvino okuruyla oynayarak onu anlatının merkezine yerleştiriyor, sanki gidişata karar veren okuyan kişiymiş gibi. Ancak okur tam kendini merkezde hissettiğinde ve anlatıya dahil olduğunda ansızın okuru oradan çekip çıkarıyor ve bambaşka bir bağlamla yüzleştiriyor. Ve bu süreç sonsuza kadar devam edebilirmiş hissiyatıyla 10 hikaye boyunca devam ediyor. 10 hikayede Calvino`yu durduran şey neydi merak ediyorum, zira bu bitimsiz döngü 500 sayfa ya da 1000 sayfa daha devam edebilirdi.
Bu hikayeleri birbirine bağlayan ve akışı sağlayan ise Calvino`nun okuruyla yaptığı konuşmalar. Açıkçası benim en sevdiğim kısımlar bu ara bölümler oldu. Sanki Calvino karşımda ve edebiyata dair derin bir sohbete girişmişiz gibi hissettim. Ve belki de Calvino, yazmak ve okur olmak üzerine düşüncelerini organize etmek ve bir bütün halinde sunmak için bu kitabı yazmıştır diye düşündüm.
Doğrusu okuması çok zor bir kitap. Hatta sonlanmamış, havada kalan anlatılardan hoşlanmıyorsanız oldukça da sinir bozucu. Çünkü bana kalırsa kitapların en zor kısmı konuyu ve karakterleri kavramaya çalıştığımız, adapte olmak için uğraştığımız ilk sayfaları. Bu kitap ise tümüyle bundan ibaret. Ancak edebiyatın sınırlarının ne olduğunu araştıran, edebiyatla ilişkimizi sorgulayan farklı tür bir kitap deneyimlemek isterseniz kesinlikle şans verin. Ben zorlanmakla birlikte çok severek ve üzerine bol bol düşünerek okudum. Benim okurluk deneyimimi doğrudan yansıtan şu alıntıyla bitirmek isterim:
“Pek çok kitap çevreye dağılmış durumda, kimi açık, kiminin arasına bir ayraç sokuşturulmuş, kiminin sayfası köşesinden kıvrılmış. Belli ki birkaç kitabı aynı anda okuma alışkanlığın var, günün farklı saatlerinde dar da olsa evinin farklı köşelerinde farklı okumalar yapmayı seviyorsun.”