·272 syf.····Okunma: 02 Mart 2026 00:00 Lal, hukuk fakültesinden birincilikle mezun olmuş, on yıldır da ünlü iş insanı Haluk Varlı’nın yanında avukatlık yapan başarılı bir kadın. Hayatını kontrol altında tutmaya alışmış biri. Tam da bu sırada gazeteci Burak’la aralarında yavaş yavaş filizlenen bir yakınlık başlıyor. Birlikte çıktıkları bir akşam yemeğinde ise Lal için çok önemli olan Yıllardır boynundan hiç çıkarmadığı kolyesini kaybediyor.
Kısa bir süre sonra Haluk Bey’in onu çağırmasıyla her şey altüst oluyor. Haluk Varlı hakkında açılan taciz davası Lal’i derinden sarsıyor; çünkü Lal böyle bir şeyin mümkün olduğuna inanmak istemiyor. Üstelik gizli kalması gereken bu olay, bir sabah Burak’ın yaptığı haberle tüm ülkeye yayılıyor.
Bundan sonra Lal’in zihninde tuhaf şeyler olmaya başlıyor. Hafızasında hiç var olmayan görüntüler, sesler ve hisler beliriyor. Duyduğu bir ses, aldığı bir koku, gördüğü bir yüzük ya da bir gözlük… Hepsi Lal’i sanki unuttuğu bir gerçeğe doğru çekiyor. İnsanın gerçekten yaşamadığı bir şeyi hatırlaması mümkün mü, yoksa bastırılan bazı anılar bir gün mutlaka yolunu bulup geri mi dönüyor?
Kitaba ilk başladığımda açıkçası böyle bir hikâye beklemiyordum. Ama yazarın kalemi beni hemen içine çekti. Anlatımı, tasvirleri ve özellikle Lal’in iç sesi o kadar güçlü ki okurken onun hissettiklerini gerçekten hissediyorsunuz. Bazı şeylerin konuşulamamasının, söylenememesinin ve susmak zorunda kalmanın insanın ruhunda ve bedeninde nasıl izler bıraktığını çok iyi anlatıyor.
Lal’in dedesiyle olan bağı ise kitabın en sevdiğim taraflarından biriydi. O ilişki çok sıcak ve gerçekti. Buna karşılık anne ve babasının Lal’i bir türlü gerçekten görememesi, onu anlamaya çalışmaması beni oldukça sinirlendirdi.
Ne yazık ki kitapta anlatılan mesele yalnızca kurgu gibi hissettirmiyor. İstismar yaşanırken çoğu zaman suçlu olan değil, mağdur olan kişinin sessiz kalmak zorunda bırakıldığı bir gerçek var. Bu yüzden Lal’in yaşadıkları insanın içine dokunuyor.
Kitabın sonunda ise yazar kesin bir cevap vermek yerine sanki hikâyenin sonunu biraz da okura bırakıyor.