Kitabın Sonu Üzerine Düşünceler
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
İlk incelememi bu kitaba yazmak istedim. Tam benlik bir konuydu çünkü. Çevirisi rezalet öncelikle. Keşke daha iyisi olsaydı da ordan okusaydık. Çoğu sahneyi kafamda canlandırırken zorlandım bu yüzden. Bu konuda çoğu kişi hemfikir olacaktır benimle. Adam’s Family olarak hayal ettim istemeden animasyon gibi düşündüm kaldı ki animasyonu da varmış izlenebilir. -Spoiler- Okumayı bitirdikten hemen sonra düşündüklerim spoilerin bittiği yerdedir fakat burayı güncelliyorum. Üzerine biraz düşündükten sonra kitabın sonunu iki farklı şekilde ele almaya karar verdim. İlk bakacağım açı Alan karakterinin psikolojik incelemesi olarak görülebilir. Kitabın başından beri Alan’ın intihar dükkanının vizyon ve misyonuna karşı olduğunu görüyoruz. Bu karşıtlık öyle bir boyutta ki, intihar etmek üzere olan yaşıtının peşinden koşup onu sabote etmekten başlıyor ve sonlara doğru dükkandaki her eşyayı sabote etmeye kadar gidiyor. Yeter ki insanlar yaşamak için bir şans daha elde etsin ve tekrar düşünsün. O ip kopsun, o zehir işe yaramasın. Gelen bazı insanların ne kadar boş sebeplerle intihar etmek istediğini görüyor annemle kavga ettim, kocam beni aldattı vs. Ailesinin bu kurtarılabilecek çoğu insanı intihara teşvik etmesine çok karşı. En çok değiştirmek istediği bu sebeple ailesinin düşüncesi ve bunu hareketlerinden sözlerinden anlayabiliyoruz. Adım adım zamanla yapmayı başarıyor da. Fakat neden zafere ulaştığı yerde de kendini boşluğa bırakıyor? Alan, bebekliğinden beri bir “dışlanan” outsider dediğimiz karakter tipi. Ailesi tarafından, özellikle babası tarafından devamlı küçümseniyor ve aşağılanıyor. Aileye yakışmadığı, yetersiz olduğu yüzüne vuruluyor. Keşke doğmasaydın deniliyor çok kez. Ve onlara layık biri haline gelmesi için korkunç bir intihar timine dahi yollanıyor. Biz okuyucu olarak bunları hiç umursamadığını görüyoruz fakat ne kadar görmezden gelinebilir ki? Alan dışavuran bir karakter değil. Bir kez bile duygusunu mesela üzüntüsünü, öfkesini dışavurduğunu görmüyoruz. Bu yüzden son hareketi, aslında her şeyi içine attığını ve dayanamadığını gösteriyor olabilir. Amacına ulaşabilmek, ailesinin fikrini değiştirip onlarca insanı kurtarabilmek için sabretmesi olarak da görebiliriz tüm çabasını. Belki her şey yoluna girdikten sonra sıradan bir günde yapacaktı bunu. Bilemeyiz. Fakat çocukluğu ve psikolojisi ele alındığında, yaptığı hareketin tamamen anlamsız olduğu söylenemez. İdealin eylemle çakışması görülmedik bir şey değildir. Ama en kısa tabiriyle terzi kendi söküğünü dikemedi diyebiliriz. Diğer bakış açısında, Alan’ı bir karakter olarak değil, bir duygu olarak ele alabiliriz. Alan kitabın başından beri umudu simgeler. İntihardan vazgeçirdiği çoğu insana bunu aşılamıştır. Bir çözüm merkezi kurmuştur mesela. Bir çözüm olabilir umudu, kendimi sevebilirim umudu, yaşamak için bir sebep olabilir umudu, yine de hayat yaşamaya, gülmeye değerdir umudu. Önce kız kardeşine olan hediyesinde bu umudu vermiştir, belki de çirkin değilim diye düşünmesini sağlayarak. Sonra annesine yemeklerinin aslında çok güzel olduğu umudunu vermiştir. Abisine de aynı şekilde icatlarında ve başarılı biri olabileceği üzerine. En son babasını da başka bir yolun, başka bir hayatın mümkün olduğu, hayatın yaşamaya değer olabileceği umudunu vermiştir. Son sayfada, bütün aile üyelerinin eyleme geçme kararı aldıklarını görürüz. Artık her biri hayat için çabalamaya karar vermiştir. Umudun görevi tamamlanmıştır ve görevi tamamlanan umut, yerini eyleme, çabaya bırakır. -Spoiler bitti- Çivisi çıkmış bir dünyada insanlar daha kolay ölebilsin diye hizmet sunan bir dükkan. Nedense bana o kadar da distopik gelmedi bu evren. Yirmi seneye çok mümkün bir tane bile olsa açılır gibi geldi. Kara mizah anlayışı yazarın müthiş. Dükkandaki çeşitli ürünlerin anlatımı çok zevkli. Gelen insanların sebepleri, onlara verilen tepkilerin değişimi ve karakter gelişimi çok tatmin edici. Fakat bu kadar ‘hadi düşünün bakalım’ cinsinden şaşalı bir sona gerek var mıydı gerçekten? Derinlik katmaya çalışılmış ama çok zoraki hissettiriyor.a
Edebiyat
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,7bin okunma
·
48 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.