Walden, Henry David Thoreau'nun Walden Gölü kıyısında kendi inşa ettiği evde iki sene geçirdiği dönemde hayatla ilgili edindiği düşüncelerini kaleme döktüğü eseri.
Bu kitabı okuyunca yazarın yaptığını yapıp bir dağ başında ya da bir göl kenarında yaşayıp kafa dinlemek istemedim desem yalan olur.
Yazar, kitabın ilk kısmında toplumun bize dayattığı aslında pek çok şeyin bir zaruret olmadığını, birçok davranışa kültürel ve toplumsal olarak zorunda hissettiğimiz için uyduğumuzu anlatıyor. Aslında çok daha az eşyayla ya da parayla da yaşanabileceğini ve doğanın sunduğu nimetlerden yararlanılarak da huzurlu olunabileceğini açıklıyor. İnsanların aslında kendilerine aslında gerçekten ihtiyaç duymadıkları metalardan zorunlu ihtiyaçlar uydurduklarını ve bu metalara sahip olabilmek için uğraşırken kendilerini sıkıntıya soktuklarından bahsediyor. Kendilerini bu eşyalara esir ederek kendi kendilerine kötülük ettiklerini anlatıyor. Ekonomik olarak kendilerini sıkıntıya sokan pek çok şeyin aslında kendi ürettikleri yapay gereksinimler olduğuna vurgu yapıyor.
Kitabın ilerleyen kısımlarında ise günlük doğal hayat içerisinde karşılaştığı kendi deneyimlerini aktarıyor.
Anlayacağınız üzere kitap oldukça felsefi bir yana sahip. Kurgu dışı ve felsefi temelli oluşu okunmasını biraz zorlaştırsa da dili akıcı ve sade olduğu için rahatça okuyabileceğini düşünüyorum.
Günümüz hayatının kitabın yazıldığı döneme göre bize dayattığı daha fazla yapay gereklilikler var. Bu yüzden bu kitabı okuyup kendi hayatınız çerçevesinde de değerlendirmenizi tavsiye ederim.