·304 syf.····Okunma: 07 Mart 2026 15:03 Cortazar hayranlığı olmayan okurlar için okunacak kitap değil, ama öykülerine bayıldığım için zihni muhteşem olan yazarı benim anlayamadığımı düşünerek devam ettim. Kitabın arka kapak yazısı çok başarısız, kitaba hakim olan absürtlüğe ve tekinsizliğe değinmesini beklerdim en azından.
Beğendiklerimin başında konser bölümü geliyor, o kısım oldukça akıcıydı ve çok bütünlüklü yazılmıştı. Sisin romana hakimiyeti, bilinmezliğin uyandırdığı macera ve heyecan hissinden korku, tekinsizlik ve hatta kaos durumuna geçmesini çok beğendim. Ölümün ve şiddetin anlamsızlığı ile karşılaşıp sarsılan Clara ile empati kurmak oldukça kolaydı. Karnabahar sembolünü anlayamamıştım, evcil ıstakozunu yürütmekle ünlü Fransız yazar Gérard de Nerval’e gönderme yapan absürt bir öğeymiş.
Beğenmediklerimin başında diyaloglar geliyor. Yazarın ilk eseri olduğu için entelektüel birikimini adeta kağıda kusmuş olması anlaşılabilir bir durum, yine de akışı çok bölüyordu. Bir de biçimde deneyselliğe gidilmiş, bu da okumayı zorlaştırıyordu - ama sonradan bu tercihin kalabalık hissini ve kargaşayı oldukça başarılı bi şekilde yansıttığını düşündüm. Yine de 300 sayfadaki alakalı alakasız felsefi diyaloglar ve şiirler kırpılsa 50-60 sayfaya düşebilirdi. İngilizce okuduğum incelemelerde eserin orijinalinin Arjantin argosu kullanılarak entelektüel ve estetik konseptleri anlatmasınının çarpıcılığından bahsediyordu, fakat ne yazık ki eserin bu yanı çeviride kaybolmaya mahkum.
Sonuç olarak beğenilecek şeyler bulmak mümkün olsa da çok zor okunan ve pek de tatmin etmeyen bir eser bence.