Sınav, Cortázar’ın erken dönem romanlarından biri.Deneysel bir roman olmanın soğukluğu ve karmaşası hakim. Adeta romanın içi de içine çekmeye çalıştığı okur da karmaşadan bir türlü kurtulamıyor.Romanın merkezinde bir sınav var. Bu sınav ana karakterlerin fakülteyi bitirme sınavıdır. Elbette okur hem bahsi geçen sınavın hem de sınavın sembolik anlamının farkındadır. Çünkü asıl sınanan şey bilgi değil, bireyin dünyayla kurduğu ilişkinin sınavıdır bu durum en başından kendini belli eder. Şehir Buenos Aires bu sınavın mekanıdır ancak bir yandan şehir bir yandan karakterlerin iç dünyası birçok sınava tabi tutulur.
Roman iki gün içinde geçer. Juan, Clara, Andrés, Stella ve Kronikçi şehirde dolaşır, konuşur, tartışır. Sürekli hareket hâlindedirler ama hiçbir yere varamazlar. Sınava gireceklerdir, beklerler, oyalanırlar. Bu bekleyiş, onların hayata karşı yaşadığı tıkanmışlığın bir yansımasıdır. Cortázar bu gençleri bilinçli olarak eylemsiz çizer. Çünkü onlar karar veremez, taraf tutamaz, yerlerini belirleyemezler.
Bu karakterler genç, eğitimli ve sanatla ilgilidir. Yazı yazarlar, şiir okurlar, edebiyat üzerine konuşurlar. Üst burjuvaziyi yapay ve iğrenç bulurlar. Ama halkla da bağ kuramazlar. Proletaryayı anlamaz, ondan rahatsız olurlar. Tam da bu yüzden arada kalmışlardır. Ne buraya ne oraya ait hissederler. Roman boyunca bu aidiyetsizlik hissi büyür.
Buenos Aires bu ruh hâlini yansıtan bir şehir olarak çizilir. Sokaklar tanıdıktır ama tekinsizdir. Sis çöker, zemin çatlar, asfalt çökmeye başlar. Şehir sanki batmaktadır. Bu bir felaket anlatısı gibi görünür ama aslında daha çok algısal bir çöküştür. Dünya yıkılmıyordur ya da dünyayla birlikte karakterlerin dünyayı anlama biçimi yıkılıyordur.
Plaza de Mayo’daki “Kemik” ritüeli bu kırılmanın en açık sahnesidir. Halk, tören