Not: Kendime bıraktığım bir kitap özetidir. Spoiler içerir.
Başlayınca bırakamayacağınız bir kitap.
Ana karakter Fugui. Sorumsuz bir genç. Çok zengin olan ailesinin tüm parasını kumarda kaybeder ve bir anda fakirleşirler. Bu duruma fazla dayanamayan babası bir süre sonra ölür. Zenginken karısına çok kötü davranan Fugui ondan gördüğü sadakat ve iyi niyet karşısında karısını anlamaya ve daha fazla yakınlık duymaya başlar. Üstelik karısı hamiledir. Annesi, kızı ve karısıyla çok zor bir yaşam sürerken bir de oğlu doğar. Bu arada Fugui bir yanlış anlaşılma sonucu askere alınır ve 2 yıl savaşır. Askere giderken ailesine haber bile verememiştir. Askerdeyken iç savaş donunca sosyalistler yönetimi ele geçirir. Devrimden sonra Fugui eve döner ve o askere alındıktan 2 yıl sonra annesin öldüğünü öğrenir. Fugui halk komünlerinin kurulduğu köyünde ailesi ile herkesin ortak yaptığı işlerle hayatını sürdürür. Bu arada bir hastalık sonucu kızı konuşma ve duyma yetisini kaybetmiştir. Kızını evlatlık vererek oğlu Youging’i okula yollar. Ancak youging atletizimde çok başarılı olurken diğer dersleri önemsemez. Bir gün okul müdiresi ve valinin karısı doğum sırasında çok kan kaybeder ve çocuklar kan vermek için hastahaneye götürülür. Bir tek Youging’in kanı uyar. Ancak doktor fazla kan alınca çocuk ölür. Fugui onu da köyün çıkışına gömdüğü anne ve babasının yanına gömer. Vali ise Fugui’nin askerlik yaptığı sırada tanıştığı en yakın arkadaşıdır. Hayatın acı tesadüfleri. Bir süre sonra karısı Jiazhen kemik erimesinden yatalak olur. Güzel şeylerde yaşanır. Köydeki komün başkanı kızı Fengxia’ya çok iyi bir eş adayı bulur. Fengxia bu kadar yokluk içinde harika bir düğünle evlenir ve şehre yerleşir. Kocası Fugui ve karısına çok saygılıdır, her konuda yardım eder. Fengxia mutludur, bir süre sonra hamile kalır ve doğum sırasında kardeşinin öldüğü hastahanede ölür. Fugui kızını da aynı mezarlığa gömer. Çok geçmeden bu acılara dayanamayan karısı jiazhen de ölür. Fugui mezarlığa bir mezar daha ekler. Damadı Erxi ve torunu Kugen ile kalır. Sık sık şehre onları ziyarete gider ama hayat işte. Hamal olan damadı da bir iş kazasında ölünce torunu ile kalakalır. Mezarlara bir yenisi daha eklenir. Artık Fugui ve Kugen köyde yaşamaya başlarlar. Kugen 7 yaşına gelmiştir. Para biriktirip bir öküz almak için çok çalışırlar. Ve bir gün Kugen de hastalanır dinlenmesi için onu evde bırakan Fugui önüne bir tabak fasulye koyar. Tarladan döndüğünde Kugenin boğazına kaçan fasulye yüzünden boğularak öldüğünü görür. Ve tüm ailesinin toplandığı mezarlığa bir yeni mezar ekler. Kugen öldükten bir zaman sonra Fugui öküz alacak parayı biriktirir. Kesilmek üzere olan yaşlı bir öküzü alır. Adını Fugui koyar ve tarlada iki Fugui ölmeden önce ellerinden geldiğince çalışıp yaşamaya devam etmeye çalışırlar. Ve bir mola sırasında taşrayı gezen bir yabancıya Fugui tüm hikayesini anlatır. Bizde olanları Fuguinin ağzından yabancıyla birlikte öğreniriz.
O kadar etkilendim ki, Fugui belki de hovardalık ettiği ve sevdiklerinin kıymetini bilmediği günlerin acısını tüm ailesini elleriyle toprağa vererek çekmişti. Kitap bitince kalbinizin bir parçasını da kitabın sayfaları arasında bırakıp, sızıyı uzunca bir süre hissediyorsunuz.