KİBRİT ALEVİ VE SAFİR: ANDERSEN İLE WILDE'IN ORTAK SIZISI
10/10
·40 syf.··
2025 1. kitabı
(Bu inceleme yaklaşık 4 dakikalık okuma süresi gerektirir.) Hans Christian Andersen Danimarka’nın Odense kasabasında doğdu. Oldukça yoksul bir ailenin çocuğuydu, fiziksel görünümü nedeniyle arkadaşları tarafından dışlandı. On dört yaşında oyuncu ya da şarkıcı olma hayaliyle Kopenhang’a kaçan Andersen, sesi değişince ve tiyatroda da başarılı olamayınca kraliyet koruması altına girip eğitime ve yazmaya yöneldi. Andersen’den önce masallar genellikle ağızdan ağıza yayılan halk hikâyeleriydi. Ancak o, bu hikâyeleri derlemek yerine tamamen kendi hayal gücüyle özgün masallar kurgulayarak edebiyata yeni bir soluk getirmiştir. Sadece çocuk masalları yazarı değil, edebiyatta modern peri masalı türünün yaratıcısı kabul edilir. I.Görsel İmgelem “Kibritçi Kız” öyküsü, edebiyattaki en güçlü imagery (imgelem) ve contrast (tezat) kullanımlarından birine sahiptir. Yazarın soğuk gerçeklik ile sıcak hayalleri ustalıkla çarpıştırması okuyucuyu derinden etkiler, yazar beş duyuya hitap ederek okuyucunun sahneyi bizzat yaşamasını sağlar. “Kar taneleri uzun sarı saçlarının üzerine düşüyordu” betimlemesindeki görsel imgelem, kızın masumiyeti ile doğanın acımasızlığı arasındaki farkı vurgular. Akşam olunca karanlığın çöküşü ve pencereden sızan ışıklar ise kızın dışlanmışlığını gösterir. II.Dokunsal İmgelem Küçük kızın çıplak ayaklarının soğuktan morarması ve parmaklarının uyuşması, okuyucuya fiziksel bir acı hissettirir. Öte yandan, kibriti çaktığında hissettiği “sıcak, parlak alev” geçici bir rahatlama sunar. III. Tatsal ve Kokusal İmgelem Kızın “içi elma ve kuru erikle doldurulmuş dumanı tüten kızarmış kaz” hayalinin tasviri, sadece açlığı değil, aynı zamanda Noel’in getirdiği bolluk ve refahı da simgeler. IV.Contrast (Tezat): –Dışarısı vs. İçerisi Dışarısının karanlık, soğuk, acımasız ve sessiz olması küçük kızın yalnızlığını ve toplumun ona kayıtsızlığını gösterir. Küçük kız Noel Arifesi (Christmas Eve) hazırlıklarını bir evin pencere camından izler. Cam şeffaftır; içerideki mutluluğu görmesine izin verir ama oraya dokunmasına engel olur. -Hareket vs. Hareketsizlik Şehirdeki insanların telaşı, arabaların hızla geçmesi ve kutlamalar için koşturan kalabalıklar, hayatın akışındadır; ancak kız bu akışın dışındadır. Kızın bir köşeye büzüşüp kalması donmaya başlaması ve sonunda bedenen tamamen hareketsizleşmesi, dünya dönerken onun, soğuk bir durağanlığa hapsolduğunu gösterir. -Masumiyet vs. Vahşet Küçük kızın tek hayali sıcak bir soba ve bir aile sofrasıdır. Kötü niyetli değildir, sadece hayatta kalmaya çalışır. Ancak terliklerini çalan çocukların alaycılığı, babasının eve para getirmezse onu dövecek olması ve yoldan geçenlerin ona bir kuruş bile vermemesi, çocuk saflığı ile dünyanın katılığı arasındaki çatışmayı derinleştirir. Öyküdeki en dokunaklı an, kızın kibritleri bitmemesi için demet halinde yakmasıdır. Bu, sönmekte olan hayatını son bir gayretle aydınlatma çabasının görsel bir simgesidir. Gelelim hikâyenin en can alıcı kısmına; Oscar Wilde’ın, Mutlu Prens öyküsünde "Aşağıdaki meydanda küçük bir kibritçi kız duruyor, kibritlerini hendeğe düşürdü, hepsi mahvoldu. Eve para götüremezse babası onu dövecek, bu yüzden ağlıyor. Ne ayakkabısı var ne de çorabı, küçücük başı ise çırılçıplak. Kalan diğer gözümü de çıkarıp ona ver, böylece babası onu dövmez." satırlarında bahsettiği o küçük kız, Kibritçi Kız’dır. Andersen’in orijinal öyküsünde küçük kıza kimse yardım etmez. Wilde ise bu trajediyi bildiği için kendi evreninde müdahale eder: Andersen’in “kaderine terk edilmiş” kahramanını kurtarmak için Prens’in en değerli varlığını (safir gözünü) feda ettirir. Ancak, Wilde'ın hikâyesinde kız, avucuna düşen mücevheri görünce "Ne güzel bir cam parçası!" diyerek sevinçle eve koşar. Kız elindekinin bir servet (safir) olduğunu bile anlamaz; onu sadece parlak bir cam sanır. Bu, çocuk masumiyetinin ve yoksulluğun getirdiği yabancılaşmanın sembolüdür. The Little Match Girl Hans Christian Andersen The Happy Prince Oscar Wilde #Kitapİncelemesi
1000Kitap
The Little Match GirlHans Christian Andersen · Oxford Yayınları · 20125,5bin okunma
·
218 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.