·352 syf.····Okunma: 08 Mart 2026 13:06 "İnsanın bir başkası için neden ölebileceğini şimdi anlıyordu. Merhametten değildi,geride kalmak eziyetti de ondan."
Kitabı almadan önce yaptığım araştırmalarda, tıbbi terimlerin yoğunluğundan şikayet edildiğini görünce tam aksine büyük bir merakla aldım. Özellikle 1. Dünya Savaşı döneminde geçen romanlar —gerek Türk edebiyatı gerek dünya edebiyatı olsun— her zaman ilgimi çekmiştir.
Bu kez rotamız Karpat Dağları... Kış Askeri, genç bir tıp öğrencisi olan Lucius’un doktor olma arzusunu, bilime duyduğu o sonsuz merakı ve bir o kadar da klinikteki tecrübesizliğini, bir sahra hastanesinin sert gerçekliğiyle çarpıştırıyor. Yazarın kendisinin de bir doktor olması, tıbbi detaylara ve atmosferin o keskin kokusuna hakimiyetini her sayfada hissettiriyor.
Okurken heyecanın hep dorukta olduğunu, o gerilimin iliklerime kadar işlediğini hissettim. Son zamanlarda okuduğum kitaplar gerçekten güzeller ve her seferinde edebiyatın sunduğu o doygunluk noktasına yeniden ulaşıyorum. Hem tarihsel dokusu hem de karakterin içsel ve mesleki dönüşümüyle kesinlikle tavsiyemdir.