Ana
Puan vermedi·432 syf.··
2026 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 13:06
Bu roman hem işçilerin çektikleri zorlukları anlatıyor hem de bir kadının isterse ve inanırsa yapamayacağı hiçbir şeyin olmadığını gözler önüne seriyor… Palegaya, kocası tarafından sürekli dövülen, ezilen, cahil bir kadın… Bir gün kocası ölür ve oğlu Pavel ile yalnız kalır. Bir süre Pavel de babası gibi davranır fakat zamanla babasının ve onun gibi adamların neden sürekli kavga eden, eşlerine ve çocuklarına eziyet eden insanlar olduklarını görmeye başlar. 1905 Rus Devrimi öncesinde fabrikalarda çalışan işçiler her ne kadar sürekli çalışsalar da yarı aç yarı tok yaşarlar, emeklerinin karşılığını asla alamazlar. Gündüz bütün gün çalışıp gece olunca içerler ve sonrasında kavgalar, şiddetler ortaya çıkar. Pavel de bunları fark etmeye başladıkça işçilerin çektikleri zorluklara dur demek için okumaya başlar. Kendi düşüncesinde olan insanlarla bir araya gelip toplantılar yapar. Palegaya başlangıçta yapılan bu toplantılardan korksa ve oğlu için endişelense de zaman içinde o da oğlu gibi düşünmeye başlar. Hatta Pavel hapse girince Palegaya okuma yazma öğrenir ve oğlunun görevini üstlenir. Yapılan bildirileri farklı bölgelere giderek dağıtır ve her seferinde başarılı olur. Oğlu gibi o da hem işçilerin öncüsü hem de sadece oğlunun değil herkesin anası haline gelir. Bu kitaptan ne kadar çok etkilensem de beni en çok etkileyen Palegaya’nın değişimi ve güçlenmesi oldu. Hayatı boyunca ezilmiş, korkmuş ve susmuş bir kadının zamanla korkularını bir kenara bırakıp hem kendi hayatı hem de başkalarının hayatı için mücadele etmeye başlaması gerçekten çok etkileyiciydi.
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,4bin okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.