• Gözlerimi kapayabilir, kulaklarımı tıkayabilir, ama düşünmeden edemezdim.
  • - Âh Andrey'ciğim, sizi öyle çok seviyorum ki..
    + Azıcık da sevseniz yeter bana.. Beni sevdiğinizin farkındayım. Zaten sizin öyle büyük bir yüreğiniz var ki, herkesi sevebilirsiniz.
    Maksim Gorki
    Ana(Pelagiya)&Andrey
  • Aslında herkes kendine yakın olanı sever; ancak insan büyük bir yüreğe sahipse, onun için uzak olan da yakındır!
  • "yeryüzündeki bütün gerici kuvvetlerin, barış ve milli bağımsızlık düşmanlarının, faşistlerin ve her çeşit yalancı, düzmece demokratların en korktukları yazıcılardan biri de maksim gorki'dir. neden? çünkü maksim gorki yalnız kendi halkına değil, bütün halklara yurtlarını, hürriyeti, barışı ve birbirlerini sevmeyi öğretir. çünkü o, insanın, insanlığın geleceğinden, güzel günler göreceğinden emindir. çünkü o, emekçi insanı, koluyla, kafasıyla çalışan insanı, yeryüzünün gerçek, biricik efendisi sayar."

    "gorki insanlar yaşadıkça yaşayacaktır. çünkü yeryüzünün en büyük şairidir." nazım hikmet
  • Hayatı zorluklarla geçen Herman Hesse, amansız bir intihar girişiminden ve yaşadıklarının altında ezilmemek umuduyla gördüğü psikoterapi seanslarından sonra yayımladığı romanı Demian’da her insanın tek gerçek işinin kendini bulmak olduğunu söyler. Biz de bu kitapta Emil Sinclair’in 10 yaşından 20’li yaşlarına uzanan ‘kendini keşfetme’ hikayesine, Hesse’nin deyimiyle ise ‘yol taslağına’ şahit oluyoruz. Yazarın içerisinde yaşadığı kimlik karmaşasının kokusu ana karaktere sigara misali sinmiş. Öyle ki Emil Sinclair’in buram buram acı, keder ve karmaşa koktuğunu söyleyebilirim. Nefsinin göz koyduğu her şeyin insana helal olduğunu savunan Hesse, güneşli dünyasına bulutların normalden erken uğradığı Sinclair’in kafasında karanlık ve aydınlık olmak üzere parçaladığı bu dünyada karanlık tarafın çekimine kapılma sürecinde bize ahlağın aslında ne demek olduğunu ve ahlak anlayışımızı derinlemesine sorgulatıyor. Yazarlık hayatı boyunca savaş karşıtı düşüncelerinden dolayı milleti tarafından dışlanan ve yargılanan Hesse’nin hümanist düşüncelerini aktarma şeklinin de okumam sırasında beni derinden sarstığını belirtmek isterim. Ayrıca eserlerine dostluktan tohumlar ekmeyi de seven Hesse, Sinclair’in bu arayış sürecinde bir rehber olarak ana karakterimizin sınıf arkadaşı Max Demian’ı yaratmış. Kitapta “yazgı” kavramının da ne kadar derinlemesine işlendiğini görüyoruz. Öyle ki büyük bir açlıkla varoluşunun basamaklarını tırmanan Sinclair, kurtuluşu yazgısına sarılmakta buluyor. Simgesel anlatımlara da hatrı sayılır bir miktarda başvuran yazarımız, kitapta yazgı ve ahlak kavramlarının uçlarını birbirine tutuşturup anlatımında simgelere başvurmuş ki okurken bu kısma bayağı bir kafa yoracağınızı da söylemeliyim. Kitabın başında bulunduğum süreç boyunca kendimi bir kitap değil de adeta Herman Hesse’yi okuyormuş gibi hissettim ki şahsen Hesse’nin yapmayı amaçladığı şeyin de tam anlamıyla bu olduğunu düşünüyorum. Üzerine beyninizdeki bütün hücreleri itinayla çalıştırmanız gereken, her satırına apayrı bir düşüncenin serpildiği bu kitap aklınızı ve yüreğinizi büyük karmaşalara sürükleyecek. Özellikle Demian’ın düşüncelerini okumaktan büyük bir keyif aldığımı fakat Sinclair’in durmadan ve anlamsızca yaptığı fikir tekrarlarını bir miktar sıkıntıyla okuduğumu itiraf etmeliyim. Gerçek anlamda hazır hissettiğinizde okumanızı önerdiğim bir eser. Kendileri Hesse’nin diğer eserlerini de okumama sebep olacak gibi görünüyor :) Neyse bir hayli uzatmışım buraya kadar okuduysanız gerçekten teşekkürler. Umarım yardımcı olabilmişimdir! İyi okumalar :)
  • Merhaba.
    Ablamdan hediye aldiğim bu kitabin ilk bölümünde şaşirdim hemen. Kitabin ana karakteri Alice, türlü türlü olaylarla karşilaşiyor, türlü türlü karakterde varliklar. Bu ilginç olay ve kimselerle o kadar çok ve sık bir şekilde kaşilaşiyor ki siz de Alice gibi artik bunlara şaşirmamaya başlıyorsunuz. Her şey artik size olağan gelmeye başlıyor. Sanki böyle yukardan bir el Alice'e dokunup dokunup onu değiştiriyor, etrafina üfleyip etrafi farklilaştiriyor, sürekli Alice'e farkli şeyler göstermeye çalişiyormuş gibi.
    Okumanizi istediğim kitaplardan.
    İyi okumalar olsun.
  • Sherlock tadını aldığım , heyecanla okuduğum sürekli kendi kendime tahminlerde bulunup acaba diğer sayfada katili kesin bilebilir miyim dediğim sonra hayır hayır o değildir diye çelişkiye düştüğüm son ana kadar böyle bir şekilde okuduğum bir kitaptı,filmde gerçekten muazzam olmuştu.Okuyacağınız kitaplar arasında olsun diyerek bol kitaplı bir gün diliyorum.