Razmuhi, bir alıntı ekledi.
8 saat önce · Kitabı okuyor

Qefle'den Geriye Kalan Ses, Arame Dikran
Di xewnen şevan de min bawer nedikir,
Bi çavan bibinim, bajare Diyarbekir.
Rojbaş Diyarbekir me pir beriya te kir,
Te deri li me vekir, te me şa kır Diyarbekir.

Ana tarafından Silvan, baba tarafindan Sason Ermenilerinden Arame Dikran'ın asıl soyadı Melikyan. Ama o denli özümzemiş ki Diyarbekir'i, Dikran'ı soyadı olarak seçmiş kendine; 2000 sene evvel Kral Dikran'ın 1.Dikran Krallığı'na baskentlik yapmış ve şehrin tarihi kayıtlardaki yedi isminden biri olan Ermenice Dikranagerd'in Dikran'ını. Bir de enstrüman seçmis. Diyarbekır musikisinin baş sazı cümbüş, vazgeçilmezi olmus.

Gittiler İşte, Şeyhmus Diken (Sayfa 104 - Aras yay.)Gittiler İşte, Şeyhmus Diken (Sayfa 104 - Aras yay.)

- Sen de gel benimle Ceren Ana, kurda kuşa yem olacaksın burada.
- Kurt ve kuş bizdendir oğul, asıl kötülük başka yerde !

Eşkıya (1996), Yavuz Turgul

inci, bir alıntı ekledi.
11 saat önce · İnceledi

Analık! Kutsal analık! Böyle bir mutluluğun bir damlası, acılardan oluşan okyanusa değer!

Toprak Ana, Cengiz Aytmatov (Elips)Toprak Ana, Cengiz Aytmatov (Elips)
inci, bir alıntı ekledi.
11 saat önce · İnceledi

Aliman...
Kelimeleri ne kadar seçerek ve yumuşatarak kullanırsak kullanalım, meselenin özü değişmezdi: Katı ve kaba! Kendisi istemedikçe ona git diyemez, evden çıkaramazdım.

Toprak Ana, Cengiz Aytmatov (Elips)Toprak Ana, Cengiz Aytmatov (Elips)
inci, bir alıntı ekledi.
11 saat önce · İnceledi

-Hiç üzülme ana, dedi ve mahzun bir gülüşle konuşmaya devam etti: Artık bizim için bir tutamlık, bir kırıntı kadar bile mutluluk olamayacağını sanıyorsun.

Toprak Ana, Cengiz Aytmatov (Elips)Toprak Ana, Cengiz Aytmatov (Elips)
inci, bir alıntı ekledi.
11 saat önce · İnceledi

Iki insan birbiriyle tam bir uyum içinde yaşarsa, konuşmadan ya da yarım sözcüklerle bile anlarlar birbirlerini.

Toprak Ana, Cengiz Aytmatov (Elips)Toprak Ana, Cengiz Aytmatov (Elips)
Edanur Esentürk, Ateşle Oynama'yı inceledi.
12 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yazarın kitaplarına ilk Papucumun Ajanı ile başladım.O kadar çok beğendimki diğer kitaplarını ve kitap haline gelmeyen internette kendi sayfasında yazdığı kitaplarınıda okudum hala ara ara açar okurum.Kitaplarında en beğendiğim özelliği bir kitabındaki yan karakteri diğer çıkaracağı kitabın ana karakteri yapması bu sayede kitaplar arasında bir bağ kurup karakterleri tekrar diğer kitaplarında buluşturması.Ateşle Oynama kitabı da Papucumun Ajanında bir kesitinde bahsedilen Doktor Enginin hikayesidir.Engin 11 ve Hare 6 yaşında iken tesadüf bir karşılaşma sonucu 10 dakikalık bir konuşma ile tanışmış ve bu konuşmadan tam 22 yıl sonra tekrar bir araya gelen olgun iki insan olmuştur.Engin Ankara 'da yaşayan çok yakışıklı hayatındaki önceliği hastaları olan işini aşk ile yapan çok başarılı bir kalp cerrahıdır.En değer verdiği kişinin son isteğini gerçekleştirmek için Baharlıkoy'a gitmektedir.Hare ise ailesini çok seven onlar için her türlü fedakarlığı yapıp hayallerinden vazgeçen ikizi Sare ile İstanbul'da yaşayan bir kızdır.Fakat bir gün abisinin hayatı için hırsızlık yapmış ve artık İstanbul da kalamayacakları için doğup büyüdükleri yer olan Baharlıkoy'a kaçmışlardır.Orada evleri olmadıkları için bir tanıdık sayesinde bir yazlıkta kalmaya başlarlar ve tesadüf o ki Engin o evin sahibir.Hare 22 yıl önce beklediği Engini bulmuştur ve Enginin de onu hatırlaması için elinden geleni yapmıştır.(evde yaşanan olaylarıda siz okursunuz artık :) ) İkisinin aşkı o evde başlamış ve mutluluğu bulmuşlardır. Kitapta Sare ve Doğu'nun aşkından da bahsedilmiştir.Yani bir kitapta iki güzel aşktan bahsedilmiştir.Ben okudum çok beğendim umarım sizde beğenirsiniz.

inci, bir alıntı ekledi.
12 saat önce · İnceledi

.....yalnız şurasını iyi biliyorum ki ben hayatım boyunca o geceki gibi at koşturmadım, o geceki gibi bir atı çatlatırcasına sürmedim. Mezar kadar karanlık olsa da gecenin bir önemi yoktu artık. Evimi yaksaydılar, her şeyimi alsaydılar da tohumlara dokunmasaydılar. Sonbaharda, hasattan sonra anbardan on çuval buğday çalsalar ona da razıydım. Fareler de taneleri kemiriyor, çoğunu da alıp götürüyordu zaten. Ama bu tohumları, bütün umudumuzu bağladığımız ve sonbaharda anbarımızı dolduracak bu buğdayı çalan adamı yakalasam kendi elimle boğardım.

Toprak Ana, Cengiz Aytmatov (Elips)Toprak Ana, Cengiz Aytmatov (Elips)
inci, bir alıntı ekledi.
12 saat önce · İnceledi

Durun! Kan dökmeyin!. şimdi de tekrar ediyorum:
Ey dağların, denizlerin öbür tarafındaki insanlar, siz ki mavi göğün altında yaşıyorsunuz, savaş neyinize gerek?

Ben toprağım, bana bakın! Ben herbiriniz için aynıyım ve siz de benim gözümde eşitsiniz. Benim için önemli olan sizin sözleriniz değildir. Ben sizin dostluğunuza muhtacım, çalışmanıza, beni işlemenize! Saban izine bir çekirdek, bir tohum tanesi atın, size yüz katını vereyim, küçük bir fidan dikin kocaman bir çınar vereyim!

Toprak Ana, Cengiz Aytmatov (Elips)Toprak Ana, Cengiz Aytmatov (Elips)