Çağrı Erarslan, bir alıntı ekledi.
7 dk.

Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten daha çok, daha kuvvetli yaşadığını, bir âna bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak... Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak...

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 88 - Yapı Kredi Yayınları)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 88 - Yapı Kredi Yayınları)
TOUJOURS, bir alıntı ekledi.
10 dk. · Kitabı okudu · 9/10 puan

Çocukluğumdan itibaren dikkatimi hep kendi üstümde toplamaya mecbur kalmışımdır. Bu, bana sıkıntı vermekle birlikte, şimdi düşününce gizli bir lütuftu da. Çünkü bana hayatın korunmasında iç gözlemin paha biçilmez kıymetini bilmeyi ve başarıya giden yolları öğretti. Meslek baskısı ve bilginin kapılarından içeri akan sonsuz tesirler modern varoluşu pek çok yönden tehlikeli kılmaktadır. Çoğu kimse dış dünya üstüne öyle derin bir tefekküre dalmıştır ki kendi içlerinde neler olup bittiğinden habersizdirler. Milyonlarca vakitsiz ölümün ana sebebi burada bulunabilir. Özenliliği düstur edinmişler dahi hayal gücünden sakınıp asıl tehlikeyi gözardı etme hatasına düşerler. Birey için geçerli olan aşağı yukarı toplum için de geçerlidir.

Varolmanın Dayanılmaz Ağırlığı, Nikola Tesla (Sayfa 125 - Aylak Adam)Varolmanın Dayanılmaz Ağırlığı, Nikola Tesla (Sayfa 125 - Aylak Adam)
_Aryy_, Ölüme Fısıldayan Adam'ı inceledi.
8 saat önce · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Balık ile okyanus
Yamuk saç ile dağınık saç
Kısacası özgür ile yosun...
Başta herkes gibi bende de önyargı vardi kitaba karşı, bir Wattpad kitabi klasik zengin Playboy ve masum fakir kiz hikayesidir sandim ama hiç öyle değilmiş .
Kitabın ana iki karakteri Yosun ve Özgür’dür. Yosun, küçük, kırılgan ve hayattaki zorluklardan bıkmıştır. Artık ölümü dilemekte olduğu ve bunun için planlarını uygulayacağı sırada kaderini değiştirecek olan zil çalar. İçeriye dağınık saçlı çocuk Özgür girer. İyi işlerle uğraşmayan ve kaçış için gelen çocuğa Yosun yardım eder. İki hayattan bıkmış insan bir evde birleşir...
Garip , komik , sakar Yosun 'un her şeye rağmen yaşama tutunmasının hikayesi...
Kusurlara dolu dünyada kusurlu bir sevgi...
Başlarda okurken sıkıldım açıkçası çünkü kitap hep kendini tekrar ediyordu sanki 'ölüm, tanrı, acı, balık okyanus ' hep bu kelimeler etrafında donuyordu konu ortalara dogru sevdim pınarın, özgürun sonrada yosunun acı hikayelerini okurken cok duygulandim ve etkilendim, sonunu daha önce bilmeme rağmen kitabin sonunda gözyaşlarına hakim olamadım:( . Kitapta cok güzel betimlemeler var . Klasik watpad kitabi degil kısacası fena değil güzel bir kitap okurken pisman olmadığım zaman kaybı demedigim bir kitap.
şunu söylemek istiyorum kitap 15 yaş altına fazla uygun değil. küçük yaştaki insanları, özellikle kolay etkilenenleri kötü şeylere sürükleyebilir. evet çok güzel bir anlatımı var fazla klişe de değil ama dediğim gibi ölüm ve tanrı konuları fazla işleniyor. kişiliği oturmamış insanların okuyarak kişilik kazanmalarını tavsiye etmem. Ben bile okurken baya etkilendim intihar gözüme bir güzel göründü heran bicagi alıp böğrüme saplayacaktim :))). Galiba yalan söyledim ( özgürun dedigi gibi)

Hicran, Kıvılcımla Ateş Arasında'yı inceledi.
8 saat önce · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Sadakat kavramı etik çerçevenizde yer alıyorsa kesinlikle okumamanızı tavsiye ediyorum. Bu cümlenin altını çiziyorum çünkü en rahatsız edici şey buydu. Genel olay kurgusu sizi kolları arasında tutsa da ana karakterler arası duygusal ilişki anlayışı berbattı. İki kitaplık serinin ikinci kitabı ve sonu inanılmaz derece de havada bitirilmiş. Kitap boyunca beklenti yuvarlanıp yuvarlanıp sonunda bir çığa dönüştü ve sonunda tatmin ettiği tek şeyse hayalkırıklığıydı. Yazım tarzına gelirsek vurucu cümle olmamasına rağmen sıklıkla cümleler alt alta sıralanmış, kitap bu şekilde doldurulmuş gibiydi. Evet, oldukça basit bir dili var, akıcı ama maalesef bendeki artıları eksilerini karşılamadı. Aklımda orta çizgisine mesafesi olan gençlik serisi olarak kalacak.

Önder Eryılmaz, Puslu Kıtalar Atlası'ı inceledi.
 9 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

İlginç bir roman.Mizahi yönü çok kuvvetli.Okumaya başlarken ana karakter olarak Arap İhsan efendi ve başının belası olan Alibaz adındaki çocuk üzerinden devam edeceğini düşünmüştüm.Meğer kitap sürprizlerle doluymuş.Karakterlerin her biri çok ilginç.Hele o Dertli yok mu? Her gittiği yere yıldırım düşüyor.Okurken çok keyif aldım.

Şeyda jy1, Korku'yu inceledi.
9 saat önce · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Hayatımda okuduğum en muazzam psikolojik öykü türlerinden biri diyebilirim. Tabi ki 70 sayfa ve tek solukta bitmesi muhtemelken ben yine birçok sebepten dolayı bunu 3 güne sarkıttım. Her incelememde bunun gibi aksamaları dile getirmemin nedeni, kitap hakkında kuşkulara düşülmemesi. Kendi kişisel sebeplerimin kitaba sirayet etmesini asla istemem. Neyse içeriğine gelecek olursak, zengin ve rahat bir yaşama sahip olan kadının eşini aldatması sonucu karşılaştığı sıkıntılar konu olarak ele alınmış. Bu gizli ilişkiden haberdar olan şantajcının eline düşen Irene ne gibi sorunlarla karşılaşacak , bu korku ona neler verecek ve neler götürecek? Hepsi kitabın ana teması. Özellikle de Irene'nın eşine hayran kaldım. Ve son olarak kitapta Irene'nın yaşadığı sinir krizini iliklerime kadar hissettiğimi itiraf etmeliyim.
Benden bu kadar ve şiddetle tavsiye ediyorum.

Yusuf, bir alıntı ekledi.
 10 saat önce

''Ana başta tac imiş - Her derde ilaç imiş
Bir evlad pir olsa da - Anaya muhtaç imiş.''

Dindar Bir Doktor Hanım, Ayşe Hümeyra Ökten (Sayfa 35)Dindar Bir Doktor Hanım, Ayşe Hümeyra Ökten (Sayfa 35)

Son yıllarda okuduğum en farklı kitaplardan biri.Ana karakterin evi kitapları o kadar çok hoşuma gitmişti ki kitabın sonundaki olanlar epey farklı etkiledi beni.Cok başarılı bir hikaye

Burak, Amerika'yı inceledi.
 11 saat önce · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 6/10 puan

"... Heykelin(Özgürlük Heykeli) kılıcı tutan kolu sanki yeniden havaya kalkmış gibiydi ve bedeninin çevresinde özgür rüzgârlar esiyordu..."

Kafka, yukarıdaki ilk satırlarla Amerika eleştirisi yaparak eserine başlar. Özgürlük Heykeli'nin elinde meşale yerine kılıç olması çok manidardır, aynı zamanda çevresinde özgür rüzgârlar esmesi de...

Ailesi tarafından Avrupa'dan Amerika'ya gönderilen Karl Rossmann, kitabımızın ana karakteridir. Kitabımız, Karl Rossmann'ın Amerika'da hayata tutunma çabası üzerine şekillenir. Hayata ve herhangi bir işe tutunma çabası hep yarım kalır, bir sonraki çaba ise sıfırdan başlamak zorundadır.

Bence Kafka, bu eserinde olanı olduğu gibi anlatmak yerine, bir şeyler sezdirmeye çalışmıştır. Örneğin, kitabın bir bölümünde Amerika'da İrlandalılara dikkat edilmesi gerektiğini öğrenmiş fakat Amerika'da bunun böyle olmadığını-arkadaşları vasıtasıyla-deneyimlemiştir. Burada medya-basın eleştirisini olduğu gibi anlatmak yerine, arka planda okuyucuya sezdirmeyi amaçlamıştır.

Hülasa; Franz Kafka'ya alışılmışın dışında, değişik bir pencereden bakmaktır Amerika.

miray, bir alıntı ekledi.
12 saat önce · Kitabı okuyor

Dinlediği zaman kendini bir başka duyuyor, yüreği düzenli çarpıyordu. Çorak bir toprağa serpilen damlalar gibiydi müzik.

Ana, Maksim GorkiAna, Maksim Gorki