"Ruhum her şeye kapanmış, kör ve sağır olmuştu."
Sayfa 109·Kitabı okuyor
Alıntı
"Ben çok istemiyorum, bir parça sevseniz de yeter. Ben sevdiğinizi bilirim. Siz zaten herkesi sevebilirsiniz, kalbiniz o kadar büyüktür."
Sayfa 107·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Kitap sevgisi diye bir sevgi vardır sanırım. Ana sevgisi, kardeş sevgisi, yâr sevgisi gibi bir sevgi.
Alıntı
"Yoksulluk insanı her şeye alıştırır..."
Sayfa 105·Kitabı okuyor
Alıntı
Zaten bana şu ana kadar resmen yapılmış bir bakanlık teklifi yok, fakat bugünlerde, başkentte, herkes herkese bakanlık teklif ediyor. Her parti birbirinden milletvekili transfer ediyor, Milli Selamet Partisi genel başkanı Necmettin Erbakan, gayet müslüman slalomlar ve abdestli buz pateni numaralarıyla hükümet kurulmasına engel oluyor. Başbakanlığı iş edinmiş Süleyman Demirel, sinirli görülüyor, tebessüm ederek, gerdan kırarak sinirli görünmediğini sanıyor. Alparslan Türkeş, Türkeş’siz bir hükümet kurulamayacağının bilinci içinde pusuda bekliyor. Ecevit, çalışkan bir örnek öğrenci gibi, elinde çantası, hükümet kurmak üzere, fır dolanıyor.
Hep aynı yatak, aynı ev. Evin içinde de yeni bir şey yok sayılırdı, evlenirken alınan birkaç parça eşya dışında; yeni bir çaydanlık, yatak için yeni bir çarşaf, yeni bir mavi yorgan, yeni bir şamdan, bir de duvardaki hücre için kâğıttan yapılma yeni bir Tanrı yontusu. Bir zenginlik tanrısıydı bu. Mavili, sarılı, kırmızılı giysileriyle güler yüzlü, sevimli bir dede olarak gösterilmişti gelgelelim, bu eve parayı ne getirmişti ne de getireceği vardı. Ne gezer! Evin erkeği çok kez gözü tanrıya kaydığı zaman, bu yoksul gelmiş, yoksul gidecek odaya gülerek baktığı için gizlice lanet okurdu.
Sayfa 42 - Altın Kitaplar 4. Basım Ekim 1984·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Reklam
Reklam