Bazı hikayeler vardır; okurken sadece bir karakteri değil, hayatın kendisini görürsünüz. Kaktüs tam da böyle bir roman.
Asya Arslan, bu eserinde insanın en kırılgan anlarında bile nasıl ayakta kalabildiğini anlatıyor. Romanın merkezindeki karakter, tıpkı bir kaktüs gibi… Çorak topraklarda bile yaşamayı öğrenmiş, susuzlukla sınanmış ama yine de varlığından vazgeçmemiş bir ruhu temsil ediyor.
Kaktüs, sadece bir kadının hikayesi değil; susarak büyüyen acıların, içe atılan duyguların ve bütün bunlara rağmen devam eden hayatın hikâyesi. Yazar, sade ama derinlikli diliyle okuru karakterin iç dünyasına yaklaştırıyor. Okudukça bazı satırlarda kendinizi, bazı satırlarda tanıdığınız birini bulmanız mümkün.
Roman boyunca hissedilen en güçlü duygu ise direnç. Çünkü hayat bazen en çok yaralananların bile kök salmaya devam ettiğini gösterir.
Kaktüs, sessiz ama güçlü bir hikaye anlatıyor:
İnsan bazen dikenleriyle hayatta kalır.
Kaktüs