Bayram Ali Okumuş, bu eserde nesneler üzerinden sarsıcı bir insanlık panoraması sunmuş. Ardiye metaforu, modern insanın 'gereksiz' bulup bir kenara ittiği ama aslında özünü oluşturan değerlerin mezarlığı gibi. Yazarın kullandığı kişileştirme sanatı ve eşyaların diliyle kurduğu o melankolik atmosfer, okuru sürekli bir vicdan muhasebesine zorluyor. Dil oldukça ağdalı ve metaforik; yavaş yavaş, sindirilerek okunması gereken bir metin. Unutulmuşluk duygusunu iliklerinize kadar hissettiriyor.