Puan vermedi·480 syf.··
2026 10. kitabı
Fidan Hanım, yıllar sonra çocukluğunun geçtiği Büyükada'da yokuşu çıkarken, geçmişin tüm izleri ona göz kırpıyordu. Ne çok acı bırakmıştı geride. Ne çok veda yaşamıştı. Yokuşun sonundaki üç katlı eski ahşap ev iyi olduğu kadar kötü anılarla da doluydu. Her köşenin, her eşyanın bir anlamı vardı onun için. Tebessümle etrafına bakarken yillarin yorgunluğu yüzünden okunuyordu. Tam o sırada konsolun üzerinde gördüğü mum onu, hikayesinin basladigi güne götürdü. Evet, kitap geçmişi anlatmaya böyle başladı. Kalabalık ve sevgi dolu bir aileden gelen Fidan'ın zamanla ve acılarla nasıl olgunlasip, yanlizlastigini, sevdiği insanları birer birer kaybedişini, bazıları ile vedalasabildigi gibi bazıları ile de yarım kalmışlığıni içim acıyarak okudum. Cok dersler cikarilabilecek, altını çizdiğim cümlelerin çok olduğu ve beni duygu olarak yoran bir kitap oldu. Yazarın ilk sayfada 'gerçek bir hikayeye dayanmaktadır' diye yazması beni daha da üzdü. Bir insanın hayatında en kötü ne olabilir ki diye düşüneceğiniz her şey Fidan'in başına geldi. Tüm bunlara rağmen, hayattan hiç kopmadı, herseyi göğüsledi, başarılı bir kariyer yaptı. Sevgi, fedakarlık, sabir, sadakat ve aşk duyguları o kadar güzel işlenmişti ki bir çırpıda okunacak kitabı ben yavaş yavaş sindire sindire okudum. Fidan'ı çok sevdim, onun yüreğini yakan beni de yaktı. Yazarın birçok kitabını okudum. Hepsi duygu yüklüydü. Ama bu son kitabı biraz daha etkiliydi. Yada benim okuma yaş araliklarim farklı olduğu için etkileri de ona göre oldu. Sevgili Sinan Akyüz emeğinize sağlık.
Fidan HanımSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 2025862 okunma
·
18 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.