On yıl süren mutsuz bir evliligin ardindan aldatıldığını ogrenip yaralarını sarmak için en güvendiği limana sığınan bir kadın...
İstanbul'un ışıksız, renksiz, umutsuz taraflarını sergileyen, sokaklarina yoksulluk ve küf kokusu sinmiş Kustepe'de bir mahalle...
Özenerek seçilmiş bin bir çeşit eşyalar ve güzel dileklerle yapılmış bir evliligin hüzünlü sonu...
Iran'da yaşayan Meryem'in subay olan babasına, vatana ihanet ile ilgili atılan iftira...
Evli bir adamla yasak aşk yaşayan Berfin'in sessizliğini bozuşu...
Işıltılı ve kıymetli bir gerdanlığın, gerçek sahibindeki hayat hikayesi...
Yaşam mücadelesinde oradan oraya savrulan yanliz bir kadın...
Trafik kazasında kaybettiği ailesinin ardından, ait olmadığı yerden kaçarak yolunu bulmaya çalışan bir üniversite öğrencisi...
İyi yürekli Afife Hanım ve menfaat iliskisi icin yakininda olanlarin, onun ölümünde ortaya çıkan gerçek yüzleri...
Sibel Dülger'in kaleminden 9 farklı kadının öyküsü...
Özenle ve akıcı bir dille yazılmış, derin düşünceler ve izler bırakan hikayeler...
Her biri, hayatın içindeki olaylar olmasına rağmen sanki ilk kez duymuş ve dinlenmiş gibi etki yaratan naif ama güçlü bir anlatım...
Ve tüm öykülerin ortak noktası cesurca alınan kararlar...
Sevgili Sibel, ilk kitabın olmasına rağmen keyif alarak okuduğum sayfaların, bende yarattığı etkilerin, çok daha fazla kişiye yayılmasını ve devamının gelmesini içtenlikle diliyorum. Kalemine ve yüreğine sağlık...
Genc bir Ağır Ceza Hakimi olan Kasimcan Sarikaya'nin aynı adla yazmış olduğu kitap, yazarin hukuk fakültesine giriş süreci ile başlayıp, meslek hayatında biriktirdiği anılar, ilginç adliye olayları ile devam edip, adliye dışındaki yaşantısından kesitlerle son buluyor. Kitabın en güzel yanı dipnotlar. Herkesin anlayacağı şekilde hukuk kavramlarının açılımı ve alıntıların kaynaklarını belirtmek üzere çok emek vererek hazırlanmış. Hak, hukuk, adalet, hakimlik meslegi, mahkemeler, adliye koridorları ile merak ettikleriniz varsa bu kitabı mutlaka okumanızı öneririm.
Kasımcan Sarıkaya'nin kitabını ne yazık ki ikinci baskısında farkedebildim. Kitabı ilk gördüğüm an kapak fotoğrafı beni o kadar cok etkiledi ki...hiç tereddütsüz hemen almak istedim. İlk sayfadan itibaren okumaya başladığımda yeri geldi ağladım, yeri geldi tebessüm ettim, yeri geldi eski aile albümlerini karıştırıp, çocukluk anilarimla buluştum.
Sevgili yazarim...
Ben, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, İzmir Asliye Hukuk Hakimi bir babanın kızıyım. Babam, 33 senelik yapmış oldugu hakimlik hayatında, sizin de bahsettiğiniz gibi mesleğine yakışır bir şekilde zeki, çalışkan, dürüst, vicdanlı ve adaletten yana tarzından bir gün bile taviz vermedi. Kitabinizda anlattığınız her adliye olaylarının benzerlerine cocuklugumdan beri aşina olan biri olarak ilgiyle okudum. Babam her akşam elinde dosyalarla dolu çantasıyla eve gelip, gec saatlere kadar davalarına ve durusmalarina çalışırdı. Bazi ilginç olaylari bizimle paylaşıp ders çıkarmamızı ve ileriki hayatımıza ışık olmasini isterdi. İlk tayin yeri olan Rize'den bir çok şehri dolaşıp adalet dağıtarak geldiği son görev yeri ve kendi memleketi olan Izmir'den emekli oldu. Ne yazik ki 8 sene once de babami kaybettik. Kizim bu sene Yks öğrencisi, haziranda
Her insan, hayatın içindeki kötülüklerden nasibini alır, kimi zamanda iyi niyetin kurbanı olur. Hayatın bu kırıcılıgını tecrübe etmek, olgunlaşma için ödenmesi gereken bedellerden biridir.