Ildefonso Falcones'in Deniz Katedrali romanı, yalnızca bir karakterin hayat hikâyesini anlatmakla kalmayan aynı zamanda Ortaçağ Barcelona'sının toplumsal, ekonomik ve dinî atmosferini güçlü biçimde hissettiren tarihî bir roman. Hikâyenin merkezinde Arnau'nun çocukluk yıllarından başlayarak hayatın zorlukları içinde verdiği mücadele ve zamanla değişen kaderi yer alıyor. Ancak romanı asıl ilgi çekici kılan şey, bu bireysel hikâyenin arka planında kurulan geniş tarihsel dünya.
Eserde feodal düzenin sertliği, sınıflar arasındaki keskin ayrım ve insanların hayatını belirleyen güç ilişkileri oldukça çarpıcı şekilde yansıtılıyor. Özellikle soylular ile halk arasındaki uçurum, dönemin sosyal yapısını anlamak açısından dikkat çekici. Bir yanda ağır şartlar altında çalışan liman işçileri ve sıradan insanlar, diğer yanda ise gücünü doğuştan alan aristokrasi. Roman bu karşıtlığı birçok sahnede güçlü biçimde gösteriyor.
Kitabın dikkat çekici yönlerinden biri de dönemin dinî atmosferini anlatma biçimi. Engizisyon korkusu, insanların hayatı üzerinde sürekli bir baskı unsuru olarak hissediliyor. Bir kişinin inancı, düşüncesi ya da ilişkileri bile kolaylıkla suçlama konusu hâline gelebiliyor. Bu durum Ortaçağ toplumunda adaletin ne kadar kırılgan olduğunu göstermesi açısından oldukça etkileyici.
Eserde ayrıca Ortaçağ'da kadınların konumu da dikkat çekici bir şekilde işleniyor. Kadınların çoğu zaman kendi hayatları üzerinde söz sahibi olamadıkları, evliliklerin çoğu zaman bir tercih değil bir zorunluluk olduğu ve sosyal baskının özellikle kadınlar üzerinde çok daha ağır hissedildiği açıkça görülüyor. Bu yönüyle roman yalnızca bir macera ya da yükseliş hikâyesi değil, aynı zamanda dönemin toplumsal gerçekliğine dair güçlü bir panorama sunuyor.
Romanın merkezinde yer alan Santa Maria del Mar katedralinin inşası ise hikâyeye ayrı bir anlam katıyor. Halkın kendi emeğiyle yükselttiği bu yapı, roman boyunca adeta sessiz bir tanık gibi hikâyeye eşlik ediyor. Liman işçilerinin omuzlarında taş taşıyarak inşa ettikleri bu katedral, bir bakıma sıradan insanların dayanışmasını ve inancını simgeliyor. Deniz Katedrali, yalnızca sürükleyici bir olay örgüsü sunan bir roman değil, aynı zamanda Ortaçağ toplumunun sert gerçeklerini, sınıf çatışmalarını, dinî otoritenin gücünü ve insanların adalet arayışını tarihsel bir arka plan içinde anlatan dikkat çekici bir kitap..