·288 syf.····Okunma: 09 Mart 2026 20:14 Bazı kitaplar vardır; sayfalarını okurken durmadan altını çizersin. Sanki hayatının tam bir dönemine denk gelmiştir. İhtiyacın olan anda çıkar karşına. Bu kitap da benim için tam olarak öyleydi. Okuma listemde yoktu. Daha önce adını bile duymamıştım. Bir gün bir kitapçıda dolaşırken gözüme ilişti. Merak edip arkasını çevirdim, iki bilemedim üç cümle okudum. Daha fazlasına gerek kalmadan kitabı aldım. Aldıktan birkaç gün sonra elimdeki kitabı bitirdim ve hemen buna başladım. O sıralar hayatım çok koşturmalıydı. Kendimi geride kalmış, bazı şeyleri başaramamış gibi hissettiğim bir dönemden geçiyordum. İlişkim de en iyi dönemlerinden birini yaşamıyordu. Sebepsiz yere dolan gözlerden, dalıp giden düşünceli bakışlara kadar uzanan bir ruh halindeydim. Bu kitap bana sanki “dur” dedi.
Sakin ol. Ne bunları yaşayan tek sensin ne de bunlar çözümsüz problemler. Bu hayata bir daha gelmeyeceksin. Ve bu hayatı değerli kılan şey de tam olarak bu. Kimse için yaşamamalısın. Kimsenin sana dayattığı hayatı yaşamak zorunda değilsin. Kendin için yaşaman gerekiyor. Dur. Derin bir nefes al. Kendine alan yarat. Seni mutlu eden şeyleri yap. Sana iyi gelen şeylere yer aç. Sakin ol. Bazen kucaklayıp yaşayamayacağın duygular ve durumlar olabilir. Ama o duygular seni içten içe tüketirken nasıl devam edeceksin? “Yeter” diyemediğin kaç noktada, sadece cesaretsizliğin yüzünden başkalarının istediği gibi yaşamaya devam edeceksin? Önemli olan sensin.
Kitap bana bunu hatırlattı: Kendini hatırla. Eğer büyük olaylar, sürükleyici bir aksiyon ya da dramatik bir hikâye bekliyorsanız bu kitap size bunu vaat etmiyor. Ama size durmayı hatırlatıyor. Nefes almayı hatırlatıyor.
Huzur içinde oturduğunuz o masayı, o kafeyi ya da odanızdaki o küçük köşeyi… Kendinizle baş başa kaldığınız o sakin anları yeniden anımsatıyor