6/10
·334 syf.··
2026 501. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 06:52
Kemalist Cumhuriyet'in İttihatçılarla "hesabını kapattığı" bir tarihte yazı­lan Hüküm Gecesi'nde İttihatçılar ve İttihatçılık Osmanlı'yı yıkıma sürük­leyen olumsuz yönleriyle tasvir edilir. Cumhuriyet'i kuran kadrolarla İtti­hatçılar arasındaki birtakım farklılıkların yarı sıra bir kuşakdaşlık, sürekli­lik ve veraset ilişkisinin de olduğuna değinilmez. İttihatçılar Osmanlı'nın yı­kımıyla Cumhuriyet'in kuruluşu arasına sıkışıp kalmış bir kayıp ara kuşak olarak betimlenir. Zayıf iradeli bir aydın olan Ahmet Kerim, devrin karışık­lıkları ve karanlıkları arasında yolunu kaybetmiş ve gençliğini heder etmiş­tir. Bu "tatsız, kokusuz ve kısır gençlik" 1908'de yirmi yaşına basanların or­tak bir özelliğidir: "Lakin, yalnız ben mi böyleyim? " dedi. .. Bu, Abdülhamid devri denilen o uzun, o otuz üç yıl süren geceden artakalmış, mayası karanlıkta yoğurulup kanı yaslı anaların gözyaşlarıyla tuzlanmış bütün bir nesle mahsus eksiklik­ler, kötülükler, dertler değil mi? Hüküm Gecesi, Yakup Kadri'nin birçok romanı gibi bir devir ve kuşak ro­manıdır. Ancak Kiralık Konak'ın Hakkı Celis'i, Sodom ve Gomore'nin Nec­det'i, Yaban'ın Ahmet Celal'i, Ankara'nın Neşet Sabit'inin aksine Ahmet Ke­rim'in geleceğe ilişkin umutları çok zayıftır. Daha genç yaşta nihilizme sap­lanmıştır. Sürüldüğü Anadolu'da kendini yabancı bir iklimde bulur ve siya­setle ilgilenmeyi büsbütün bırakır; Bulgaristan'a karşı seferberlik ilanı, Edir­ne'nin geri alınışı, Bab-ı Ali'deki sulh müzakereleri onu artık hiç ilgilendir­mez. O artık "bir hayvanat bahçesinin çeşitli cinsleri içine salıverilmiş egzo­tik bir mahluka benziyor"dur. Hüküm Gecesi'nin sonunda Ahmet Kerim'in ruh hali muktedirleri ve muhalifleriyle birlikte artık mazide kalan, unutturu­lan ve unutulmak istenen, öncesiz ve sonrasız bir çağ resmine oturur.
Hüküm GecesiYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 20221,064 okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.