·408 syf.····Okunma: 10 Mart 2026 14:06 Bab-ı Esrar: Herkesin Övdüğü Ama Bana Göre Olmayan Kitap
"Bir kapı ki sırlarla dolu... Peki ya o kapıyı aralayıp da içeri giremezseniz?"
Merhaba kitap dostları! Bugün, Ahmet Ümit'in en popüler romanlarından "Bab-ı Esrar"ı dürüstçe konuşacağım. Bu inceleme, bir övgü değil, samimi bir hayal kırıklığı olacak.
Yazar ve Kitap Hakkında Kısa Bilgi:
Ahmet Ümit, Türk polisiye edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. "Bab-ı Esrar", 2008'de yayımlanmış, Mevlana ve Şems-i Tebrizi ekseninde kurgulanmış mistik bir polisiye romandır . Kitap, babası Türk, annesi İngiliz olan Karen Kimya adlı bir kadının, iş için geldiği Konya'da yaşadığı gizemli olayları ve 700 yıl önceki Şems cinayetinin sırrını çözmeye çalışmasını anlatır .
Neden Beni Sarmadı ve Anlayamadım?
- Derinlik Var Ama Ulaşamadım: Kitabın mistik, tasavvufi bir derinliği olduğu her halinden belli. Mevlana, Şems, ilahi aşk... Ama bir türlü o derinliğe nüfuz edemedim, anlatılmak istenenin içine giremedim. Sanki kapalı bir kapının önünde durup içeride bir şeyler döndüğünü hissetmek ama açıp girememek gibi.
- Polisiye ile Tasavvuf İç İçe Geçmiş Ama Beni Sarmadı: Ahmet Ümit, bildiğimiz polisiye kurgusunu Mevlana-Şems hikayesiyle birleştirmiş . Ama bu ikisi bende uyumsuz bir bütün oluşturdu. Bir yanda yangın soruşturması, bir yanda rüyalara giren Şems... Sanki iki ayrı kitap okudum gibi hissettim.
- Belki De Beklentim Çok Yüksekti: Herkesin dilinde bu kitap, çok övüldü, "Ahmet Ümit'in başyapıtı" denildi . Belki de bu yüzden beklentim çok yükseldi ve düşüş sert oldu. Ya da belki benim anlayabileceğim bir kitap değildi, bilmiyorum.
Başkaları Ne Diyor?
Yalnız olmadığımı görmek beni biraz rahatlattı açıkçası. Bir okur şöyle demiş: "Manevi duygulardan biraz yoksundu, hayal kırıklığına uğradım diyebilirim" . Başka bir okur ise kurguyu "biraz zorlama" bulduğunu ve okurken keyif alamadığını söylemiş . Bir başkası da "bazı bölümler net değil" diyerek benim kafa karışıklığıma ortak olmuş .
Net ve Dürüst Puan:
Bana bir şey katmadığı, içine çekemediği ve anlamakta zorlandığım için 4/10. (Belki ileride bir gün, farklı bir ruh halindeyken yeniden şans veririm ama pek sanmıyorum.)
Son Söz: Bazen bir kitap "çok satan" diye, "herkes övüyor" diye okunur ve hayal kırıklığı yaşarsınız. Ben bu kitapla tam olarak bunu yaşadım. Bana göre değildi, sarmadı, anlayamadım.
Peki ya siz?
Bu kitabı okuyup da benim gibi "Bir türlü içine giremedim" diyen var mı?
Yoksa bende mi sorun var? Sevenler, bu kitapta ne buldunuz, anlatır mısınız?
Elif Şafak'ın "Aşk" kitabını okuyan var mı? İkisini karşılaştırmak gerekirse? (Biliyorum ikisi çok karşılaştırılıyor .)
Dürüst yorumlarınızı merakla bekliyorum! Çünkü bazen en iyi incelemeler, sevmeyenlerin yazdıklarıdır.