8/10
·232 syf.··
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 18:02
Her şehir bir gün hafızasını kaybeder.. Leyla’nın Evi tam da bu ana şahit olmanın romanı. Sayfalar ilerledikçe yalıyla birlikte yaşanmışlıkların, bir hafızanın ve bir hayatın da yavaş yavaş söküldüğünü hissettim. Leyla, eski İstanbul’un zarafetini ve kırılgan gururunu taşıyan bir karakter. Sanki zamanın yanlış tarafında kalmış bir hatıra gibi. Onun dünyası çözülürken karşısına çıkan insanlar ise bambaşka hayatların içinden geliyor. Zaten romanın asıl gücü de burada başlıyor. Farklı hayatların görünmez bir merhamet köprüsünde buluşması.. Zülfü Livaneli bu hikayede bir şehrin vicdanını, hatıralarını ve kaybolan inceliğini çok güzel anlatmış. Leyla sadece evini kaybetmedi, aslında geçmişinin tutunduğu son dalı kaybetti. O dal kırıldığında ise dünya bir anda biraz daha sessiz, biraz daha yabancı kaldı. Zamanın içinden süzülen şeyler yalnızca hatıralar değildir. İnsanın kalbinde yankılanan o kaybolmuş zarafettir..
Leyla’nın EviZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202135,3bin okunma
·
118 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sanki zamanın yanlış tarafında kalmış bir hatıra gibi... Bu nasıl bir anlatımdır arkadaşım 👏🏻 ayrıca Leyla hanım demesen olur mu leylacım hoşlanmıyor daa
Ömer Faruk İnceler
Gönderi Sahibi
Teşekkürler.. O detayı nasıl atlamışım hemen güncelledim 🙂🙏