Puan vermedi·280 syf.····Okunma: 17 Haziran 2021 21:48 .
Mehtap Güngör’ün Ukde adlı kitabı, psikoloji ve edebiyatın kesişiminde duran, terapi odasında yaşanan gerçek hikâyeleri öyküleştirerek okuyucuya sunan güçlü bir eserdir. Kitap, EMDR terapisi üzerinden üç farklı karakterin geçmiş travmalarını ve içlerinde bir düğüm gibi kalan “ukdelerini” ele alır; bu ukdelerin bireyin yetişkinlik hayatında nasıl panik ataklara, ilişki sorunlarına, şiddet döngülerine ve içsel huzursuzluklara dönüştüğünü gösterir. Eren Bey’in panik ataklarının çocuklukta yaşadığı korkulara dayandığını, Ekim Hanım’ın şiddet deneyimlerinin onda derin yaralar açtığını, Tuna Hanım’ın ilişki sorunlarının ise geçmişten gelen anılarla bağlantılı olduğunu öğreniriz. Terapide bu kişiler, bastırdıkları anılarla yüzleşir, onları kabullenir ve sonunda barışırlar. Kitap yalnızca danışanların hikâyelerini değil, aynı zamanda terapistin kendi ukdesini de paylaşır: babasına mesleğini tam olarak anlatamadan kaybetmiş olmanın bıraktığı boşluk. Böylece eser, hem danışanların hem de terapistin içsel yolculuğunu iç içe geçirerek daha insani bir boyut kazanır.
Eserin yapısı, vaka örnekleriyle terapinin işleyişini birleştiren bir anlatı üzerine kuruludur. Güngör, akademik bir dil yerine öyküleştirilmiş, samimi ve anlaşılır bir üslup kullanır; bu sayede okuyucu kendini terapi odasında bir gözlemci gibi hisseder. EMDR terapisi, travmatik anıların yeniden işlenmesi ve bireyin zihninde yarattığı yükten kurtulması üzerine kurulu bir yöntemdir; kitapta bu süreç, sorulan sorular, verilen yanıtlar ve terapistin yönlendirmeleriyle canlı bir şekilde aktarılır. Okuyucu, yalnızca terapi sürecini öğrenmekle kalmaz, aynı zamanda kendi hayatındaki ukdeleri fark etme fırsatı bulur.
Eleştirel açıdan değerlendirildiğinde, kitabın güçlü yanı psikolojiyi anlaşılır kılması ve EMDR gibi modern bir terapi yöntemini tanıtmasıdır. Gerçek vaka örnekleri, okuyucunun hem empati kurmasını hem de kendi yaşamıyla bağ kurmasını sağlar. Zayıf yanı ise akademik derinlik arayanlar için fazla öyküleştirilmiş olması ve bazı bölümlerde terapinin teknik yönlerinin yüzeysel kalabilmesidir. Ancak bu tercih, kitabı daha geniş bir okuyucu kitlesine ulaştırır ve psikolojiyi herkes için erişilebilir kılar.
Kitabın önemi, yalnızca terapi sürecini anlatmasında değil, aynı zamanda travmalarla yüzleşmenin ve içimizde kalan ukdelerden kurtulmanın önemini vurgulamasında yatar. Her insanın içinde bir ukde taşıdığı ve bu ukdelerle yüzleşmeden gerçek bir iyileşmenin mümkün olmadığı fikri, kitabın ana mesajıdır. Bu yönüyle Ukde, hem profesyonel psikoloji meraklıları hem de kendi içsel yolculuğunu anlamak isteyen okuyucular için değerli bir kaynak niteliği taşır.
Sonuç olarak Ukde, yalnızca bir psikoloji kitabı değil, aynı zamanda insanın kendi geçmişiyle yüzleşip barışmasının önemini hatırlatan bir rehberdir. Okuyucu, kitabı bitirdiğinde hem EMDR terapisi hakkında bilgi edinir hem de kendi hayatındaki ukdeleri fark etme fırsatı bulur; böylece eser, kişisel gelişim ve psikolojik farkındalık açısından güçlü bir katkı sunar. Kitabı okuyan kişi, yalnızca üç danışanın hikâyesini değil, aynı zamanda kendi içsel yolculuğunu da yeniden düşünmeye başlar ve bu nedenle Ukde, terapi odasının sınırlarını aşarak evrensel bir insani çağrıya dönüşür.
.