Puan vermedi·104 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 23:51
Kendimi maraton koşusunda nefes nefese gidiyor hissettim yazarın sabırsızlığı karşısında. Biz zaten çağımızın hızında yoğrulmuş, yavaş konuşmayı 2 çarpıya alabilsek saniye durmayacak kıvama gelmişken bizi kötü yola düşürür bu bakış açısı. Yazık bize doğrusu. Cümlesinden olsun, olaylarından olsun hayatın getireceklerine son süratle kavuşma sabırsızlığı.. En kötü senaryoyu hazırlayıp hayatın önüne getirmesinden önce dehşetle kucaklaması var üstelik. Ooffff çok yorucu. Kalın kitapları sevmezmiş tünelin ucundaki ışığı görememekten korkarmış. "Hafif kitapları tercih ederim, dantel gibi boşlukları olanları." Eseri de tam böyle sayfayı doldurmayan kısa kısa yazılarla dolu. Boş sayfaları sevmem genelde ama bu tabirle ve yazarın aşıladığı sabırsızlık mayasıyla çok uyumlu geldi. Bu sabırsızca hızlı koşuya şöyle bir cümle ara vermiş adeta: "Sürekli koşturuyorlar, mutluluğun peşinden koşuyorlar. Mutluluk koşarak yakalanmaz halbuki, yürürken yakalanır. Yavaş yavaş yürürken, kendinle iyi geçinerek, kendinle iyi anlaşarak." Zaten bu hayatı hıza alma tutkusunun hemen yolun sonuna varma acelesi olduğunu hissettiriyor yazar. Kendinle iyi anlaşamamanın bir alameti mi bu? Yoksa hayatla mı? Sabırsızlığın temelinde ne gibi duygular bağdaş kurup yönetiyor acaba... Güzel sorular bunlar. Hayatın sonuna doğru temponun düştüğü gibi eserde de hız yavaşlıyor, yavaş adım yürümenin dinginliği-zenginliği kısacıkta olsa kendini hissettiriyor. Kan deli akarken hayat hızlı akarmış, tek bir sahneye saatlerce kitleyebilecek ruh olgunluğu gerekiyormuş hayat yolculuğunda... Sevdim.
Edebiyat
Bekleyecek Vaktim Kalmadı ArtıkJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20253,728 okunma
·
155 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.