Merhaba kitap dostlarım
Bugün sizlere kalemiyle Asi Aşk kitabıyla tanıdığım Nuray Ergen’in Lizge kitabı ile geldim. Uzun zamandır kitaplığımda beni bekleyen bu kitaba sonunda başladım ve daha ilk sayfalardan itibaren kendi kendime “Ben bunu neden daha önce okumamışım?” diye sordum.Çünkü hikâye öyle güzel akıyor ki sayfalar birbiri ardına hızla ilerliyor.
Lizge… Bir dağ çiçeği gibi…
Koşulsuz,şartsız her mevsim açan,kırılgan ama bir o kadar da güçlü bir kadın.Babasının zulmünden kaçıp Demiroğulları Konağı’na sığınmasıyla başlayan yolculuğu,Diyarbakır’dan İstanbul’a uzanan bambaşka bir hayatın kapısını aralıyor.
Baran ise ilk başta sert ve hoyrat duyguların içinde yaşayan biri.Ama Lizge’yi tanıdıkça kalbinin değiştiğini,şefkatle sevmeyi öğrendiğini görmek hikâyeye ayrı bir derinlik katıyor.İki yaralı ruhun birbirine dokunuşu,zamanla büyüyen bir aşka dönüşüyor.
Ben okurken sadece bir aşk hikâyesi değil;aynı zamanda acılardan,kırılmışlıklardan ve yeniden umut etmeyi öğrenmekten bahseden bir yolculuk okudum.Lizge’nin güçlenişi ve Baran’ın değişimi hikâyeyi daha da anlamlı kılıyor.
Nuray Ergen’in akıcı ve duyguları çok güzel aktaran kalemi sayesinde kitabın içine kolayca çekiliyorsunuz.Benim için oldukça etkileyici ve keyifli bir okuma oldu.
Eğer duygusu güçlü,sizi içine alan bir hikâye arıyorsanız Lizge’ye mutlaka bir şans vermelisiniz.