Yani yeni çıkan Bi kitabın bu kadar kötü olurdu.bi insan son okumayı adam akıllı yapar dikkat eder.cidden wattpad daki haliyle direk basmışlar boşuna aldım çok pişmanım yani sakın almayın
Kitap güzeldi akıcıydı beğendim 2 günde bitirdim.Sadece bazı yerler çok hızlı geçilmiş ve hızlı bi final olmuş gibi geldi .Ama yazarın diğer kitabı Feride yide okudum onuda beğendim.Emeğine sağlık.
Dağ çiçeği
Lizge..
Hayat hic adil davranmıyor ona..
Bir yandan hem annesine hemde kardeşine bakmak için koşturan kadın o ; diğer yandan ise hem okuyup hem de tarlada çalışan kadın.Tüm bu zorlukları göğüsleyen kadının en zoruna giden ise babasının zulmü. Artık öyle bir noktaya geliyor ki Demiroğulları'nın kapısında buluyor kendini. Her şeyin bitti dediği yerde hayatı bambaşka bir dönemece giriyor.
Baran..
İşi konusunda oldukça titiz olan başarılı bir iş adamı. Kadınlar tarafından ilgi gören yakışıklı adam hayatınıda yaşıyor bir yandan . Tek bir şartla bağlanmak yok..
Belli bir rutin içinde giden hayatına bomba etkisi ile giren kadın tüm ezberlerini bozana kadar..
Akıcı bir eserdi. Nasil bitti anlamadım. Yan karakterlerde güzel işlenmiş. Ama keşke daha detaylı olsaydı dediğim yerler var .. mesela Azra gibi ..umarım onunda hikayesini okuruz.
Lizge ~♡~Nuray Ergen
Lizge yirmi dört yaşında inşaat mühendisliği bölümünü dereceyle bitirmiş bir genç kızdır. Büyük zorluklarla bu noktaya ulaşmıştır. Bundan tam dört yıl önce annesi bir anda beyin kanaması geçirmiş ve felç olup yatalak kalmıştır. Birde down sendromlu kardeşi Ali nin bakımı ile babasını okula devam etmek konusunda zar zor ikna etmiştir. Her gün şiddet gördüğü babası evin geçimini de sırtına yüklemiştir.
Lizge sırf okuyabilmek için boş olan tüm zamanında tarlarda işçi olarak çalışmaya gitmiştir.Bu şekilde yıllar geçmiş üniversiteyi bölüm birinci olarak bitirmiş, hep istediği annesini ve kardeşini rahata kavuşturacak çalışma hayatını girmeye az kalmıştır.Taki babası ansızın eve bir kadınla çıkıp gelene kadar. Artık buna da katlanmayan Lizge babasıyla kadını evden kovar lakin bu arada oldukça şiddete maruz kalır. Yıllardır yanında çalıştığı toprakların sahibi, merhameti ile tanınan Demir Ağanın evine yüzünü kızartıp yardım istemek için gider. Çünkü annesi, kardeşi ve kendisinin babası tarafından gelecek bir darbeyi kaldıracak gücü kalmamıştır.
Demir Ağa ve kızı Azra hanım Lizge'nin duruma çok üzülmüş bu sorunu çok kısa zamanda öyle bir çözmüştür ki başına gelenlere Lizge bile inanamamıştır. İstanbul da kendi firmalarında inşaat mühendisi ve şantiye şefi olarak işe başlatıp, annesi ve kardeşi ile onu güzel bir eve yerleştirmişlerdir.Gitmeden oğlu Baran'a da bu kız benim emanetim dikkat edesin diyede tembihlemiştir. Baran Bey bu emrivakiden hiç hoşlanmaz ve Lizge ye ön yargı ile yaklaşır. Zıt kutuplar birbirini çeker ve işin seyri bambaşka bir yola girer.
Akıcı kurguya sahip bir kitap, bazı yerler hızlı geçiyor gibi bir his verdi bana ama karakterlerin yanında yan karakterler de ilgi çekiciydi. Çıtır çerez, kısa sürede okunan keyifli bir okuma
Yıllarca kurulan bir hayal, verilen emek, mücadele, azim ve sonunda canım arkadaşım @nurayergen in kitabı da kağıtla buluştu. Aslında okuyalı baya oluyor ama bir türlü fotoğraf çekecek zaman bulamadım.
Bu kitap için çok duygusalım çünkü Nuray'ın bunu yıllardır nasıl istediğini biliyorum. Laf aramızda harika dram yazıyor. Adamı ağlatırrrr. Doğu-Batı. Aşk-Nefret. Dram-Erotizm çok güzel harmanlanmış. Nice kitaplara.
Lizge hem okuyup hem çalışan. Yatalak annesi ve özel kardeşine bakan bir genç kızdır. Babasının zulmünden kaçıp Demiroğulları Konağına sığınır. Demir ağa Lizge'yi oğlunun yanına Istanbul'a gönderir çünkü Lizge çok başarılı bir İnşaat mühendisidir. Burada mesleğini yapıp çalışırken annesi ve kardeşiyle ufak dünyasını kurmaya başlar. Fakat Baran Demiroğlunun kendisiyle başka planları vardır. Ateş ile barut bir araya gelince yanmak kaçınılmazdır.
"Ben dün gece için özür dilerim bebeğim. Sadece şunu bil ben sevmeyi bilmiyorum. Ama şuram seni görünce hızlanıyorsa vardır bir bildiği. Bilmiyorum, öğret ki bileyim Lizge. Sevmenin nasıl bir şey olduğunu öğret ki acıtmadan, canını yakmadan seni sevebileyim."
LİZGE
Herkese Merhabalar...
Sizlere kısıtlama zamanı okuduğum kitabım ile geldim.
Evet yorumumu atmaya bir türlü vaktim olmadı ama şimdi tam zamanı dedim.
Bu kitap ilk çıktığı zamanlar çok dikkatimi çekmişti.
Sonra indirim görünce alayım dedim.
Ağaları severiz sonuçta baktım ağa hikayesi...
Ama ne yazık ki öyle beklediğim gibi çıkmadı.
Tamam konu güzel ama çok hızlıydı ve başta olan karakter ile kitap içinde gelişen ve sonuçlanan karakter birbiri ile çelişiyordu.
Ne demek istediğimi okuyanlar anlamıştır diye düşünüyorum...
Lizge...
Dağ Çiçeği...
Koşulsuz, şartsız her mevsim açan çiçek.
Lizge o henüz küçük yaşta ailesinin yükünü sırtlanmış ve hakkı ile yerine getirmiş bir kızdır.
Yardıma ihtiyacı olan yatağa mahkum annesine bakmış, özel gereksinim duyan kardeşi ile ilgilenmiş, eve yardım için tarlalarda çalışmış ama kendine geliştirip okuyup mühendis olmuştur.
Babası mı o şerefsiz de kızının getirdi iki kuruş paraya göz dikmiş, onları her fırsatta dövmüş odunun biri.
Bir gün o babası olacak şerefsiz eve kadın getirince Lizge'de ipler kopar.
Dayak yeme uğruna diyeceğini der öyle de bir dayak yer ki soluğu Demiroğulları konağında alır.
Çünkü dilden dile ağanın herkese yardım ettiğini duymuştur.
Kapısını çalınca da eli boş dönmez annesi , kardeşi ve kendi için Diyarbakır'dan İstanbul'a olan macerası başlar.
Demir Ağa'nin uslanmaz çapkın ve kadınlara asla güveni olmayan oğlu Baran'in şirketinde ise başlar.
Bu ikili arasında olanlar ise ateşle barut yan yana olmaz dedirtecek türden olur ve size de okumak düşer.
Lizge
“Sevmeyi öğret ki acıtmadan,canını yakmadan seni sevebileyim.”
Lizge doğuştan şanssız bir genç kız babasından sürekli şiddet görmüş.
Annesi beyin kanaması sonucu felç geçirmiş,down sendromlu kardeşi ile yatalak annesine bakmaktadır.
Bir yandan üniversiteyi bitirip bir yandan tarlada çalışarak para kazanmaktadır..
Bir gün babasından gördüğü şiddete dayanamaz ve tarlasında çalıştığı Demir Ağadan yardım ister ve o andan sonra hayatı tamamen değişir.
Diyarbakırdan İstanbula taşınır ve Demiroğullarının yanında işe başlar.
Artık Demir Ağanın oğlu çapkın Baran ile çalışmaktadır..
Baranda çapkın yakışıklı kadınlara güvenmeyen bir iş adamıdır.
Hayat ikisinide bir sürpriz hazırlamıştır .
Lizge ve Baranı ne gibi bir son beklemekte?
Ben çok severek okudum oldukça akıcı bir kitaptı.
Yazarın kalemini sevdim, akıcı bir anlatımı vardı. Kurgu vs. güzeldi biraz çerezlik duruyor ama bence güzeldi. Kitapta klişelerde vardı bunu da belirteyim ama hangi kitapta yok ki. Lizge karaketerinin güçlü duruşuna bayıldım. Herşeye rağmen ayakta durabilmesi çok gururlandırıcı. Ayrıca onun masum düşüncelerini çok sevdim. Tatlı şey ya. Lizge'nin babasına aşırı sinir oldum. Lütfen böyle insanlar baba olmasın. Lizge hem yatalak annesine hem down sendromu kardeşine bakıyor bir de unutmayalım üstüne üstlük tarlada çalışıyor. Bunlarda yetmezmiş gibi babası tarafından şiddet görüyor gelde bu kıza üzülme ya. Neler çekti benim kuzum. Allah'tan bu olanlara en son dayanamayıp Demiroğulları Konağı’na sığdı. İşte Baran karakteri ile de burada tanışıyorlar. Baran karakterine baştan çok gıcık kapmıştım. Manyak adam ya vallahi yerinde durmuyor. Neden böyle yaptığınıda az çok öğreniyoruz. İkiside zorluklar yaşamış kişiler en çokta Lizge. Ah hiç mi yüzü gülmez bu kızın ya çok üzüldüm yaşadıklarına. En sonda bir olay vardı ben onun için daha farklı bir şey hayal etmiştim . Herşey düzelir sanmıştım ama olmadı maalesef. Birde karakterlerin sevgili olmaları vs. çok çabuk gerçekleşti. Keşke Baran biraz daha sürünseydi djxjjx. İrem karakteri vardı birde Allah'ım sen ne illet bir kadınsın ya. Kadın bile diyemeceğim bir kişiliği vardı. Birde şuna üzülüyorum böyle insanlar gerçek hayatımızda da varlar. Ayrıca kitapta +18 olaylar bulunmakta ona göre okuyalım lütfen. Türü sevenler için önerimdir
Merhabalar
Bugün canım arkadaşımın beni ilk tanıştırdığı kitabı Lizge ile geldim. @nurayergen herşey bir yana gerçekten kalemini çok seviyorum. Kurguları hikayeleri birbirinden güzel ve özel.
" Lizge....
Dağ çiçeği....
Koşulsuz kartsız her mevsim açan çiçek."
Lizge felçli annesi ve özel kardeşine bakar ve onların sevgisine tutunarak babasından gelen her türlü ş*ddete göz yuman bir kız.
Annesinin o halini hiçe sayan babası eve bir kadın getirince Lizge artık durmaz. Babasına onun gibi karşılığı verip evden atıyor. ( keşke bende orda olsamda daha fazlasını yapsam demeden duramıyorum.)
Babasının zülmünden kaçıp başına daha fazla felaketler gelmesinden korkarak Demiroğulları konağına sığınır. Bilir onlar herkese özellikle mazlum kimselere el uzatırlar.
Demir ağa Lizge'nin bu derdine derman olmak ister ve ailesiyle birlikte onları İstanbul'a yerleştirir.
Baran sonradan kendini sevdirsende şuan sana sinir oluyorum.
Diyarbakır'dan İstanbul'a uzanan serüven devam etmektedir.
Demir ağa Lizge ve ailesini oğlu Baran'a emanet etmiştir.
Ama Baran biraz ukala, biraz kendini beğenmiş birisi. Ya Baran şimdilik sen kendini cam dan aşşağı at beni uğraştırma lütfennnn.
Neyse Lizge artık Demiroğulları ile işe başlar. Yani Baran'la çalışıyor. Baran iş konusunda oldukça titiz, kadınlar tarafından ilgiye boğulmuş, kadınlara güvenmeyen çapkın mı çapkın bir iş adamı.
Ördü kader ağlarını Baran ağa artık sevmek ister ve Lizge ne yapacağını şaşırır.
"Sevmeyi bilmiyorum."
"Bana sevmeyi öğret."
"Bana sevmeyi öğret ki acıtmadan, canını yakmadan seni sevebileyim."
"Korkuyorum,"
"Bende korkuyorum"
Lizge hayattaki en büyük darbeyi baba sıfatına yakışmayan ama malesefki baba olan adamdan almıştır. Yıllardır çektiği zülm sırf yatalak annesi ve kardeşi içindir. Taki birgün o vasıfsız adam rve başka bir kadınla gelene kadar. Artık dayağa, hakarete daha fazla dayanamayan Lizge soluğu Diyarbakır'ın sevilen toprak sahiplerinden Demir ağanın kapısının önünde alır. Durumunu anlatır ve yardım ister. Bunun üstüne Demir bey kızımız ve ailesini İstanbulda inşaat şirketi olan, şımarık, egolu oğlu Baran'ın yanına gönderir. Bir şekilde yeni hayatına tutunan Lizge, bu seferde dengesiz ama bir o kadarda sevilesi hareketleri olan Baran'a katlanmak zorundadır...
Ahh bizim şu anaç ruhlu, fedakar kadınlarımız...Her zulmü çekmeye ne meraklıyız. Ki Lizge de bunlardan biriydi ve babasına karşı tutumu bir yerden sonra beni acayip yordu. Ya kuzum sen üniversiteyi bitirdin, toplan git, dimdik dur. Ayrıca herkese aslan kesiliyorsun da babana ne diye o kadar sustun! Baran kesinlikle itici bir karakterdi. Sevdimi yoksa sövdü mü inanın hiç anlamadım. Her insanın geçmişten gelen travmaları olur amenna ama bunun etkisini herkese gösteremezsin. Beş parmağın beşi bir değil diye boşuna dememişler. (Tabi birde her kuşun eti yenmez Baran bey!) Yazarın yazım dili,karakterlerin arasındaki kimya gerçekten güzeldi. Bir kaç boşluk dışında, akıcı ve keyifli bir anlatımı vardı. Ee ne diyeyim dostlar anlatması benden, okuyup okumayaya karar vermesi sizden.