·383 syf.····Okunma: 13 Mart 2026 16:33 Okuduğum incelemeler hep olayların etrafında döndüğü için bu incelemeyi yazma ihtiyacı hissettim. Çünkü 'Yer demir gök bakır' bana kalırsa bir olay romanından fazlası. Yaşar Kemal, satır satır sanat yaratmış. Bu sanatı da elbette dili kullanım biçimiyle yaratmış. Üstelik bir köy romanı olmasına rağmen neredeyse hiç şive kullanmadan yaratmış. Peki bunu nasıl başarmış? Folklorik edebiyatı, anonim mitleri geliştirip üstüne eklemlemeler yaparak nakış nakış kendi efsanesini işlemiş. Romanı okumak, sanki onu bir ateş başında dinlemek gibi hissettirdi.
#SPOİLER#
Bunun dışında; bu romanın konusu, beklentilerin insan hayatına etkisi üzerine psikolojik ve sosyolojik bir gözlemdi. Köylünün malına zarar gelecek beklentisiyle kendilerine bir ermiş yaratmaları, ermişin bu kadar insan yanılamaz düşüncesiyle ermişliğine inanması, muhtarın bu ermiş beni yaşatmaz düşüncesiyle onu yok etme çabası... Hepsi ustaca birbirine bağlanmış bir beklenti romanı. Ve finalde beklentisi karşılanan tek kişi olarak, üç çiçeğini gülümseyerek izleyen Hasan. Sarı, kırmızı ve mavi çiçekler elbette bir metafordu. Sanırım kış boyunca taşın altında kök salmaları ve baharla birlikte güçlü çıkışları köylüleri temsil ediyordu. Üçüncü kitapta köylüyü iyi bir durum bekliyor olabilir. Mavi renk gökyüzünü, sarı renk güneşi temsil ediyordur ama kırmızı hakkında aklıma kandan başka bir şey gelmedi. Her şeyiyle 10/10 bir kitaptı.