·49 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Mart 2026 18:04 Diğer iki sayısıyla kıyasladığımda bu sayının daha basite indirgenmiş olduğunu ve bazı denemelerin yazılmak için yazıldığını fark ettim. Beğenip notunu aldığım bölümler de var tabi ama genel çerçeveden baktığımda biraz aceleye gelmiş, güçlü başlangıcın gölgesinde kalan bir sayı olduğu kanaatindeyim.
Dönüp baktığımda hatırlamak istediğim için kısa kısa not ettiğim bölümler:
- Hazreti İnsan -
Salih Samet GÜR
İnsan uzayı, sanatı, doğayı, teknolojiyi gerekli gereksiz her şeyi araştırıyor ama ne yazık ki kendi ruhundan ve varlığından bihaber.
Her şey huzurumuzu kaybetmeye ve huzursuzluğu huzur saymaya boyun eğmekle başladı.
Modern ve huzursuz insanın çilesi; hızla akıp geçen zaman içerisinde bir köşede oturup kendi içerisine, kendi karanlığına ışık tutmamaktır.
- Mahir Ünsal Eriş Röportajı -
Nergis SELİ
Mahir Ünsal ile bu röportajda tanışmak beni mutlu etti. Onun diğer yazarlarından farklı olarak mutsuzluğunu değil de huzursuzluğunu yenmek için yazdığına şahit oluyoruz ve anne ve babasından ‘aferin oğlum’ almak için yazarak Sait Faik öykü ödülünü aldığı ‘Olduğu Kadar Güzeldik’ öykü kitabını en kısa sürede okuyacağım.
Tek kitap okuma şansım olsa Melih Cevdet Anday’ın Raziyesini okurdum diyerek güzel bir tavsiyede de bulunuyor. Bunu da listeye eklememek olmaz.
-Bir Sanat Eseri - Marcel DUCHAMP -
Oğuz GÜNER
Salvador Dali’nin bıyık ve sakalını Mona Lisa’ya çizip sergiletmesi, pisuvarı bir çeşme olarak galeride sergilemesi ve çıplak bir kadına karşı takım elbiseli şekilde satranç oynayıp fotoğrafını çektirmesiyle moderniteye karşı olduğunu gösterir. Marcel Duchamp işte böyle bir insandır.
- Yazıldığı Gibi Okuyunuz: Po Polsku! -
Yasemin ÖZDEMİR
Ülkemizde Lehçe diyince herkesin aklına şive farklılığı geliyor fakat bu Polonya’nın ana dili ve dünyada yaklaşık 50 milyon insan bu dili konuşuyor.
Polonya tarihine göz attığımızda çekilen acılara ve süreklilik arz eden bir özgürlük arayışına tanık oluyoruz. Bu durum da sanatta en gerçekçi şekilde kendisini gösteriyor.
Polonya edebiyatının en güzel örneklerinden biri olan ve bu acıları konu alan Good Night Jerzi, Janusz Glowacki için bir ustalık eseri ve muhakkak kitaplığınızda yer ayırmanız gereken bir roman.
- İşime Gelmeyen Kader -
Dilan BOZYEL
Etkileyici ve ters köşeler barındıran bir denemeydi. Yalnızlığın çarpıcılığı 101 numaralı otel odasının kuru kalmış susuzluğunda bir kadının ağzından çok güzel ve dokunaklı anlatılmış.
- Hasan Ali TOPTAŞ -
Serdal KESKİN
Hasan Ali Toptaş, bir yazma tutkunu ve yazdıkça mutlu olan bir yazardır. Yazmayı "Bir yalnızlıktan bir yalnızlığa yolculuktur; belki de kalabalık bir tenhalık hali" diye anlatır.
Romlarında kurgu postmodern izler taşır ve olaydan daha ön plandadır. Dili kusursuzdur. Romanlarındaki en büyük malzemesi çocukluğudur.
Doğu ve Türk Edebiyatının Kafka’sı olarak anılmıştır. Onun da Kafka gibi bir memuriyet hayatı vardır ve bu hayattan yazarak kurtulur.
- Ressamlar Arasında Bir Sözsüz Şair: Marc Chagall Efkan OĞUZ
Canlı kompozisyonları ve renk kullanımları ile yarattığı rüya gibi atmosferler sayesinde kendisinden sonraki birçok sanatçıya ilham kaynağı olmuş, Yahudi köyünde büyüdüğü için 2.Dünya savaşında körüklenen Antisemitistlik (Yahudi karşıtlığı), sanatlarında silgi görevi görmüş, bu yüzden tüm anılarını tuvallerinde korumak isteyen bir sözsüz şairdir.
İkinci Yeni şiir akımının temsilcileri Chagall’dan oldukça etkilenmiştir. Perspektifi reddetmesi, anlatılanları soyutlaştırması ve soyut kompozisyonları ikinci yeniyle Chagall’ın tablolarının ortak özellikleri olarak gösterebiliriz.
Edip Cansever’in Sonrası Kalır’ kitabında “Chagall” ismini verdiği bir şiiri de bulunmaktadır. Cemal Süreya’nın da şiirlerinde göz figürlerine yer vermesi, Chagall’ın tablolarındaki göz figürlerinden izler taşır. Ayrıca ‘Güz Bitiği’ şiir kitabında çocuklarından dem vurduğu “11 Beyit” şiirinde Chagall’ın ‘Ben ve Köy’ tablosuna referans vermiştir.
İçimizdeki tüm dünya gerçekliktir diyerek ‘büyülü gerçekçilik’ akımına yakın olduğunu belirtmiştir.
- Son olarak bunu da buraya bırakıyorum: Ali ERDOST’un Yapışkan Düşler şiiri kadar anlamsız bir şiir okumamıştım daha önce.