Puan vermedi·288 syf.··
2026 59. kitabı
Bugün yalnızca büyük bir tarihçiyi değil, bu ülkenin hafızasının önemli bir parçasını kaybettik. İlber Ortaylı’yı hiç tanımadım. O da muhtemelen benim varlığımdan haberdar değildi. Ama insan bazen hiç tanımadığı hocaların öğrencisi olur. Benim için İlber Hoca biraz böyleydi. Üniversiteden yeni mezun olduğum yıllarda Bir Ömür Nasıl Yaşanır? kitabını okumuştum. O kitap bana yalnızca hayat üzerine bazı öneriler sunmadı; aynı zamanda bir düşünme biçimi gösterdi. Okumanın, merak etmenin ve insanın kendini kültürle inşa etmesinin ne demek olduğunu anlattı. Kitapta yaptığı her atıf beni başka kitaplara, başka yazarlara, başka düşüncelere götürdü. Araştırmanın araştırmayı doğurduğunu ilk o zaman daha iyi anladım. Lise yıllarında okuduğum Türklerin Tarihi de benzer bir iz bırakmıştı bende. Çünkü İlber Hoca’nın metinlerinde yalnızca bilgi yoktur; insanı düşünmeye, sorgulamaya ve araştırmaya çağıran bir zihniyet vardır. Türkiye’nin Yakın Tarihi, Cumhuriyetin 200 Yılı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi eserleriyle yalnızca tarih anlatmadı; bu ülkenin geçmişini, Cumhuriyet’in anlamını ve Atatürk’ü yeni kuşaklara yeniden anlattı. Onu silmek isteyen gerici bir zihniyetin varlığına rağmen eğilip bükülmeden, tarih karşısında dürüst kalabilmiş güçlü tarihçilerden biri oldu. Bir yandan da Cumhuriyetin İlk Sabahı kitabıyla, Şermin Yaşar’la birlikte çocuklara Cumhuriyet’in kuruluşunu onların diliyle, büyük bir incelikle anlatabildi. Bir tarihçinin aynı anda hem akademiye hem de çocukların dünyasına seslenebilmesi nadir bir şeydir. Belki de bu yüzden bugün okuyorsam, yazıyorsam, merak ettiğim şeylerin izini sürüyorsam; o yolun bir yerinde İlber Hoca’nın işaret ettiği kitapların ve fikirlerin payı olduğunu biliyorum. Bazı insanlar insanın hayatına bizzat dokunmaz; ama düşünce dünyasında kalıcı bir iz bırakır. Yattığı yer incitmesin 🪽
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,2bin okunma
·
52 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.