Çok orijinal bir roman. Başka bir örneği olduğunu hiç sanmıyorum. Önce "râvi" nedir, kimdir ondan bahsedeyim..
"Râvi" kısaca hocasından talebesine hadis nakleden kişidir ve hocalarından talebelerine kadar Peygamber’imize (s.a.v) ulaşan bir sened zincirine dahil olan kişiye denir.
Râvi, hicri 2. yüzyılda yaşamış bir muhaddisin (hadis yazarının) ilim yolculuğunu anlatıyor. Doğumundan ölümüne kadar bir kronoloji esas alınmış. Bir anı defteri tarzında. Kimi zaman birinci ağızdan kimi zaman üçüncü ağızdan yazım var. Bu da farklı bir tat veriyor. Kitap zaten eşi benzeri olmayan bir kitap şüphesiz. Vay be demek ki asırlar öncesindeki bir iç ses böyle olurmuş, diyebiliyorsunuz. Ne büyük emek varmış şimdi daha iyi anlıyorum, diyebiliyorsunuz.
Bir ilahiyat öğrencisi veya hadislerle ilgilenen kimseler mutlaka okumalı. Farklı bir tarz okumak isteyen roman okurlarının da ilgisini çekecektir.
Ek olarak,
Yazarı Muhammed Enes Topgül ile karşılaştığımda bir hadisçi kadar bir tarihçiyle de beraber olduğumu anladım. Kendisi kitap için: "Klasik zamanda, ben anlatısı (otobiyografik) ve süreç anlatısı (tarihsel) yoktur. Bu kitap her ikisini de sunar."
"Kitabı yazarken çokça makale okuyup araştırmalar, yanıtlar buldum, aradım; bağlam için." demişti.
"İlim dediğiniz şey, çevre işidir.. Kendine çekilerek ilim yeterli olmaz. Dinamizmler seni var edecek.. İlim merkezde, merkez kişilerle yapılır." diye tavsiyeler de vermiştir.