Râvi: Bir İlim Talebesinin Meşakkatli Yolculuğu
Râvi : Hadis nakleden kimse
M. Enes Topgül hocamızın Ketebe yayınevinden çıkan Râvi isimli eserini inceleyeceğiz inşallah. Öncelikle belirtmeleyim ki hikaye tarzında olan eserleri okumayı çok sevdiğimden dolayı bu kitabı da çok sevdim. Hicrî ikinci yy’da bir muhaddisin yolculuğu tuttuğu günlükler üzerinden anlatılıyor bu eserde. Râvimiz 163’de doğan, 243’ vefat eden bir kimsedir . Yolculuğu Semerkand, Buhara, Nişabur, Merv,Rey, Kum, Isfahan, Ahvaz, Basra, Mekke, Medine, Sana, Kufe , Bağdat güzergahında geçiyor. Yaklaşık 15 bin km yol yapıyor ve bunu şimdiki gibi araba, uçak vb seyahat araçlarıyla değil, deve sırtında, bazen ise yürüyerek yapıyor. Buradan anlıyoruz ki Hicri ikinci asırda bir ilim talibinin rıhlesi çok meşakkatli süreçlerden geçiyormuş. Eserde râvinin yolculuğunun yanı sıra ilim için gittiği bölgelerdeki siyasi, sosyal durumlara da değiniliyor. Söz gelimi o dönemde iktidarda olan Abbasilerin hadis ulemasına yaptıkları ‘mihne süreci’nden bahsedilerek dönem hakkında bilgi edinmemiz sağlanılıyor.
Kitabın ana temalarından biri: İlim yolculuğu(rıhle) yapmanın meşakkatli bir iş olduğunu, çoğu rahatlıklardan feragât etmek gerektiğidir. Râvimiz ilim için başka bir beldeye gitmek isteğinde parası bittiği için kervanın ayak işlerini yapma zahmetine katlanıyor, yeri geliyor bir beldeye tek başına yolu bilmeden işaret taşlarını takip edererek ölüm pahasına rıhle yapıyor. Ölüm pahasına diyorum çünkü: O asırlarda yapılan yolculuklar bir çok tehlikeyi barındırıyor. Örneğin: Çölde yolunu kaybederek ölmek, denizde boğulmak, saldırıya uğramak. Bunca tehlikeyi Efendimiz (s.a.v.)’in hadislerinin doğru anlaşılması ve aktarılması için göze alıyorlar. Bir hadis alabilmek için upuzun yolcuklar yapmayı, ailesinden uzak 3-4