FiLOZOF: Bazı ufak güçlükler ve kısıtlamalar olduğu halde, muhtemelen şu anda sahip olduğun yaşam tarzının en pratik olduğunu ve her şeyi olduğu gibi bırakmanın daha kolay olduğunu düşünüyorsun. Bu şekilde kalırsan, yaşadığın deneyimler, olaylar meydana geldikçe onlara düzgün bir şekilde yanıt vermeni sağlar; bir yandan da kişinin eylemlerinin sonuçlarını tahmin edersin. Bunun eski aile arabanızı kullanmak gibi bir şey olduğunu söyleyebiliriz. Biraz sarsıntılı olabilir ama insan bunu göz önüne aldıktan sonra rahatlıkla manevra yapabilir. Öte yandan, bir kişi yeni bir yaşam tarzı seçecek olursa, kimse o yeni benliğe neler olabileceğini ya da meydana gelen olaylarla nasıl başa çıkacağını bilemez. Geleceği görmek zorla şır ve hayat endişeyle dolar. Gelecekte kişiyi bekleyen daha acı ve mutsuz bir hayat olabilir. Basitçe söylemek gerekirse, insanlar etraflarındaki şeyler hakkında yakınıp dururlar ama olduğun gibi kalmak daha kolay ve güvenlidir.
GENÇ: Yani, insan değişrnek ister ama değişrnek korkutucudur, öyle mi? FiLOZOF: Yaşam tarzlanmızı değiştirmeye çalıştığımızda, cesaretimizi sınanz. Değişim endişe yaratır, değişmemekse hayal kırıklığı. İkincisini seçtiğinden eminim.
GENÇ: Bir dakika, az önce 'cesaret' sözcüğünü kullandınız.
FiLOZOF: Evet. Adler psikolojisi, bir cesaret psikolojisidir. Mutsuzluğunu geçmişine ya da çevrene yıkamazsın. Becere meyeceğinden değil. Sadece yeterli cesarete sahip değilsin. Mutlu olma cesaretine sahip olmadığın söylenebilir.