·590 syf.····Okunma: 14 Mart 2026 19:17 Ahmet Ümit’in “İstanbul Hatırası” benim için oldukça keyifli bir okuma oldu. Polisiye türünü seven biri olarak kitap hem sürükleyici kurgusuyla hem de İstanbul’un tarihini hikâyenin içine ustaca yedirmesiyle dikkatimi çekti. Olaylar ilerledikçe sadece bir cinayet soruşturmasını değil, aynı zamanda şehrin geçmişine doğru küçük bir yolculuğu da takip ediyorsunuz. Bu da kitabı sıradan bir polisiye olmaktan çıkarıp daha zengin bir hale getiriyor. Başkomiser Nevzat karakteri yine çok etkileyici. Onun düşünce yapısı, olaylara yaklaşımı ve ekibiyle olan ilişkisi hikâyeye ayrı bir samimiyet katıyor. Karakterlerin diyalogları doğal ve akıcı olduğu için kitap çok rahat okunuyor. Sayfalar ilerledikçe merak duygusu sürekli canlı kalıyor; katilin kim olduğunu tahmin etmeye çalışırken bir bakmışsınız bölümler hızla bitmiş. Ayrıca İstanbul’un tarihi mekânlarının ve farklı dönemlerinin hikâyeye dahil edilmesi bence kitabın en güçlü yönlerinden biri. Okurken hem polisiye bir gerilim yaşıyorsunuz hem de İstanbul’un geçmişine dair ilginç bilgiler öğreniyorsunuz. Bu yönüyle kitap sadece bir suç hikâyesi değil, aynı zamanda şehre yazılmış bir saygı duruşu gibi hissettiriyor. Ahmet Ümit’in dili de oldukça akıcı. Çok ağır ya da fazla edebi bir anlatım kullanmadan okuyucuyu hikâyenin içinde tutmayı başarıyor. Bu yüzden kitap kolay okunuyor ama aynı zamanda düşündüren tarafları da var. Özellikle geçmiş ile bugün arasındaki bağlantılar ve insan doğasıyla ilgili küçük detaylar hikâyeye derinlik katıyor.
Genel olarak “İstanbul Hatırası”, polisiye sevenler için oldukça tatmin edici bir kitap. Hem sürükleyici bir olay örgüsü sunuyor hem de İstanbul’un büyüleyici tarihini arka plana yerleştirerek farklı bir okuma deneyimi yaşatıyor. Eğer hem gizemli bir hikâye okumak hem de İstanbul’un tarihine kısa bir yolculuk yapmak istiyorsanız kesinlikle öneririm.