Herkese selamlar; kitap zaten çok kısa, 54 sayfalık bir kitap o sebeple kısaca görüşlerimi bildirmek istiyorum. Kitapta Viyana’ya gelen bir üniversite öğrencisinden bahsediyor.
Berger (ana karakterimiz)’in karanlık yalnızlığının arasında yalnızca tek bir ışığı var o da Schramek. Tabi yalnızca kendisi böyle düşünüyor. Schramekin ona karşı sıcakkanlı yaklaşımı Berger’i etkiliyor ve berger ona hayranlık duymaya başlıyor. Aslında Schramekin hayatı da pek hayranlık duyulacak türden değil. Kaba saba, kız peşinde, içen herifin teki desem yanlış olmam. Berger onun anlatımından o kadar etkileniyor ki erkekliğin böyle bir şey olduğunu zannediyor. Halbuki başlarda da Berger efendi, terbiyeli bir çocuk. Bunu örnek almaya başladığı için de bu herif gibi olmak istiyor.
Tam olarak neyine puan verdiğimi bilmiyorum yani etkilemesine mi başarısına mı hiçbir fikrim yok, sadece içimden geldi. Kitabın içeriği hiç hoşuma gitmediği ve içinde bana doğru gelen hiçbir şey olmadığı için de olabilir. Pedofili vakasından bahsetmek istemiyorum bile. Kitap bir yandan iğrençti ama bir yandan da bazı insanların da her zaman mantıklı düşünmeyip böyle aptalca şeyler yapabildiğini de görmüş olduk diyelim. Okumaya değer miydi tartışılır..