8/10
·528 syf.··
2019 114. kitabı
Abumrabum, İskender Pala’nın diğer romanlarına kıyasla oldukça fazla karakter barındıran bir eser. Hatta okurun takip edebilmesini kolaylaştırmak için kitabın başında karakterlerin yaşları ve görevlerinin yer aldığı bir liste bulunuyor. Bu yönüyle roman daha en baştan geniş bir kadroya sahip olduğunu hissettiriyor. Roman bir cinayetle başlıyor ve olay örgüsü oldukça hızlı ilerliyor. Ancak özellikle kitabın başlangıç bölümlerinde farklı mekânlar ve karakterler arasında çok hızlı geçişler yapılması, okurun zaman zaman takip etmekte zorlanmasına neden olabiliyor. Bölümlerin çoğunun saat saat ilerlemesi ise romana tempolu bir yapı kazandırıyor. Kitabın merkezinde, İbrahim’e gönderildiği düşünülen ve Sümerler tarafından tabletlere yazıldığı iddia edilen ayetlerin aranması yer alıyor. Üç büyük din açısından son derece önemli bir peygamber olan Hz. İbrahim’in soyundan gelenler arasındaki tarihsel rekabet de romanın önemli temalarından biri. Özellikle Saray’dan doğan İshak ile Hacer’den doğan İsmail soylarının temsil ettiği tarihsel ve kültürel ayrışma romanda sık sık vurgulanıyor. Roman boyunca karakterler aracılığıyla zaman zaman ciddi siyasi eleştiriler de yapılıyor. Mezopotamya mitolojisine ilgi duyan ve bölge medeniyetleri hakkında temel bilgiye sahip okurlar için anlatılan olaylar oldukça tanıdık gelecektir. Aynı zamanda Hz. İbrahim’in yolculuğu ve yaşadıkları; tarihsel, dini ve kültürel yönleriyle ele alınırken İslam, Hristiyanlık ve Musevilik arasındaki farklı yorumlara da değiniliyor. Bununla birlikte kitapla ilgili bazı eleştirilerim de var. Öncelikle olay geçişleri yer yer çok hızlı gerçekleşiyor ve bazı gelişmeler “bu kadar kolay mı oldu?” sorusunu akla getirebiliyor. Örneğin kısa sürede Türkçe gibi konuşabilen bir Japon karakter gibi bazı detaylar inandırıcılığı zayıflatabiliyor. Ayrıca bazı yerlerde marka isimlerinin özellikle belirtilmesi, daha çok Amerikan romanlarında görülen reklam hissi uyandıran bir unsur olarak dikkat çekiyor. En beğenmediğim kısım ise romanın son bölümü oldu. Final kısmı beni tatmin etmedi. Bu kitabı, yine Karun ve Anarşist adlı eserinden sonra okudum. Her iki romanda da Yahudi karakterlerin bulunması ve bazı temaların benzer şekilde işlenmesi, iki kitabı arka arkaya okuyunca bir miktar tekrar hissi oluşturabiliyor. Bu nedenle konu ve ilerleyiş bazı noktalarda çok da şaşırtıcı gelmeyebiliyor. Ayrıca romanın oldukça uzun tutulmuş olması da dikkat çekiyor. Tüm bu eleştirilere rağmen kitapta olumlu bulduğum yönler de var. Özellikle farklı tarihsel olaylara değinmesi, mitoloji ile dini anlatıları bir araya getirmesi ve kullanılan bazı çizimlerin gerçek kaynaklara dayanması oldukça değerli. Ayrıca kitabın sonunda Hz. İbrahim’in yolculuk haritasının verilmiş olması da okur için güzel bir tamamlayıcı unsur olmuş. Genel bir yorum yapacaksak eğer bu konulara ilgi duyuyor ve zaman ayırabilecek durumdaysanız kitabı okuyabilirsiniz. Ancak kişisel beklentim İskender Pala’dan her zaman biraz daha yüksek olduğu için değerlendirmem daha temkinli. Puan vermem gerekirse 10 üzerinden 6,5 verirdim.
Abum Rabumİskender Pala · Kapı Yayınları · 201812,3bin okunma
·
42 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.