·248 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Mart 2026 00:43 Şermin Yaşar okumak, benim için her zaman eski bir dostla mutfak masasında oturup dertleşmek gibi. Ama bu sefer masada sadece dertler değil, mis gibi kokan "T-A-T-L-I-L-A-R" var.
Kitap hakkındaki düşüncelerimi şu birkaç noktada toplamak istiyorum:
• Tariften Öte Hikaye: Şermin Yaşar, klasik bir yemek kitabı yazmamış. Her bir tatlının içine bir anı, bir çocukluk özlemi ya da bir "insanlık hali" gizlemiş. Malzeme listesine bakarken kendinizi bir anda yazarın çocukluğundaki o bayram sabahında bulabiliyorsunuz.
• Dili ve Üslubu: Yazarın o bildiğimiz muzip, yer yer hüzünlü ama her daim umutlu dili burada da devrede. Mutfağa girmeyi sevmeyen birine bile "Acaba bir denesem mi?" dedirtecek kadar sıcak bir teşvik var sayfaların arasında.
• Görsellik ve Estetik: Kitabın tasarımı ve içindeki anlatım örgüsü, sadece mideye değil göze ve ruha da hitap ediyor. Altı harfli o büyülü kelimenin (T-A-T-L-I) peşinden giderken, yazarın kelimelerle nasıl "lezzet" inşa ettiğine şahit oluyoruz.
Kısa Özetle:
Bu kitap; unun, şekerin ve sütün değil, paylaşılan anların kitabı. Mutfakta geçen süreyi bir "iş" olmaktan çıkarıp "oyuna" ve "terapiye" dönüştürmek isteyenler için harika bir yol arkadaşı. Okurken hem ağzınız tatlanıyor hem de kalbiniz ısınıyor.
"Hayat bazen çok acı olabilir ama mutfaktan gelen o kurabiye kokusu her şeyi bir anlığına güzelleştirmeye yeter."