Gönderi

Puan vermedi·64 syf.··
2026 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 00:22
Günlerce elimde sürünen bir eserdi ki bu yazarın önsözündeki iddialarını boşa çıkarıyor diyebiliriz aslında. Ahmet Mithat, şu minnacık öyküsüne "Hikâyeden Evvel İki Söz" başlığı altında eserinin o dönem eserlerinden irtifak eden yanlarını aşikar etmek ve Türk edebiyatında eşi benzeri görülmemiş hususiyetlerini okura bildirmek amacıyla iki çift kelâm etmiş, akabinde de bizleri hikâyenin sonu ile karşı karşıya bırakarak ortaya koyduğu yeni tarzın telifini almış kendince. Olaylar Ensesi Yamalı Kanlı Mustafa Paşa'nın Eyüp'teki konağında cereyan eder; hikâyenin esas kahramanları ise Sinesaf ile Sıtkı'dır. Sinesaf, konağın halayığı; Sıtkı ise Kanlı Mustafa Paşa'nın yeğenidir, kendisi yüksek tahsilli bir bey olup konaktaki halayıklar ile çeşitli alanlardan dersler yapar. Sinesaf ile Sıtkı bu derslerde birbirlerini tanıyıp âşık olurlar, lakin öteden beri Sıtkı'ya takıntılı olan konağın hazerfan kadını Behice Hanım bu iki âşığın vuslatı önünde bir handikaptır. Aralarını yapma bahanesiyle yanaşıp bu ikisinin tüm sırlarına tıpkı bir dert ortağıymışçasına hakim olan bu kadın, kendisini Sıtkı'ya nikahlamak koşuluyla asıl niyetini belli eder de kendi teklifine müspet olmaya yakın bir cevap almak şöyle dursun, buna kat'i surette karşı çıktıklarını görünce işte o zaman türlü dolaplar çevirmeye başlar. Konaktaki kendi halindeki insanları birbirine katar; halayıkları Sinesaf'a karşı doldurur. Çevirdiği son dümen ise Sinesaf ile Sıtkı'yı birbirine öldü göstererek ayrılmalarını sağlamaktır. Ahmet Mithat, işte hikâyenin sonunu, yani Sinesaf ile Sıtkı'nın bu planlardan sağ çıkıp kaçmalarından başlayarak anlatmaya başlar. Biz okurlar olarak tüm hakikatleri, konağında olup bitenleri öğrenmek istemesiyle iz sürmeye muktedir olduğunu hatırlayan Ensesi Yamalı Kanlı Mustafa Paşa'nın, halayıkları ve cariyeleri sorgulayıp da sıranın Behice Hanım'a gelmesiyle öğreniriz. Behice Hanım'ın Sinesaf ile Sıtkı'ya yaşattıklarını sözle ifade etmeye gücü yetmeyince Bursa'ya bir akrabasının yanına kaçması ve tüm olup biteni mektup yoluyla kağıda döküp İstanbul'a göndermesi, ardından kayıplara karışması, üzerinden hikâyenin detaylarına vâkıf oluruz. Bence Sinesaf ile Sıtkı'nın başından geçenler tipik bir Tanzimat Dönemi hikâyesinden öteye geçemiyor, sonunda -Ahmet Mithat'ın tarzına göre, başında- karakterlerin ya intihar ya da kahırdan ölmemesi haricinde. Keyifli okumalar.
Edebiyat & Roman
Ölüm Allah'ın EmriAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,289 okunma
·
54 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.