8/10
·232 syf.··
2026 25. kitabı
Herkese merhaba Bugün Yasemin Doğan’ın Tepedeki Çınar kitabıyla geldim. Yazarın kalemiyle daha önce tanışmış ve sevmiş biri olarak bu romanı çok daha fazla beğendiğimi söyleyebilirim. Büyük bir emek ve araştırma sonucu yazıldığı belli olan bir eser. Bu tarz tarihi konuları anlatan kitaplarda anlatım çok önemlidir ve yazarın bu konuda oldukça başarılı olduğunu düşünüyorum. Anlatım o kadar akıcı ki okumaya başladığınızda kitabı elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Kitap elime ulaştığında hemen okumak yerine doğru zamanı bekledim ve gerçekten tam zamanında okuduğumu hissediyorum. Bazı kitaplar vardır; insanı derinden etkiler, düşündürür ve duygulandırır… Tepedeki Çınar benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Roman, mübadele döneminin acılarını ve insanların hayatlarında bıraktığı izleri konu alıyor. Hikâyede Ali, annesinin ölümünden sonra babasıyla yaşamaktadır. Bir gün kendisine gelen bir zarf ve içindeki not, hayatının tamamen değişmesine sebep olur. Babasının artık zamanı geldi diyerek anlattığı gerçekler Ali’yi geçmişin izini sürmeye götürür. Ali, gerçek ailesini ve babasının geçmişini öğrenmek için bir köye gider. Orada tepedeki çınarın altında saklı bir sandık bulur. Sandığın içinden çıkan mektup ise hem Ali’nin hem de okurun kalbine dokunan çok güçlü bir bölüm. O mektubu okurken gerçekten çok duygulandım. Ali’nin gazeteci babası Rıza Bey’in bıraktığı izlerin peşinden giderken ortaya çıkan hikâye, aslında yüz binlerce insanın yaşadığı büyük bir trajediyi gözler önüne seriyor. Kitabın sonunda yer alan notlar ve kaynakça bölümü de ayrıca çok değerli. Yazarın bu romanı yazarken yaptığı araştırmaları görmek, okura hikâyenin arka planını daha iyi anlama fırsatı veriyor. Tarihi gerçeklerle kurguyu başarılı bir şekilde harmanlayan romanları seviyorsanız Tepedeki Çınar’a kesinlikle bir şans vermenizi tavsiye ederim. . Hediye
Tepedeki ÇınarYasemin Doğan · Mona Kitap · 20256 okunma
·
23 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.